Subject pronouns cümlede özne görevindedir yani eylemi (fiili) yapan kişi ya da varlığı gösterir. İngilizcede fiil çekimleri özneye göre değiştiği için doğru zamiri seçmek çok önemlidir.

Soru: “Kim yaptı?”

Cevap: Özne → “I”, “He”, “She”, “We” vb.

Örnek:

I eat breakfast every morning. → Ben her sabah kahvaltı yaparım.

She plays the piano. → O piyano çalar.

Subject Pronouns Tablosu

Kişi TürüİngilizcesiTürkçesiKullanıldığı YerÖrnek
1. tekil kişiIBenKonuşan kişiI am tired.
2. tekil kişiYouSenKarşındaki kişiYou are my friend.
3. tekil (erkek)HeO (erkek)Erkek bireylerHe is a teacher.
3. tekil (kadın)SheO (kadın)Kadın bireylerShe is my sister.
3. tekil (cansız/hayvan)ItONesne, hayvan, hava, zamanIt is a cat.
1. çoğul kişiWeBizKonuşan grupWe are students.
2. çoğul kişiYouSizBirden fazla kişiYou are my classmates.
3. çoğul kişiTheyOnlarBirden fazla kişi/varlıkThey are at home.
Özne ZamiriFiilCümlenin Devamı
IamMurat.
Youarea student.
HeisBob.
SheisHelen.
Itisa cat.
WeareTurkish.
YouareAmerican.
TheyareEnglish.

Her Bir Zamirin Derin Anlamı ve İncelikleri

I (Ben)

  • Her zaman büyük harfle yazılır cümlenin neresinde olursa olsun.
  • Kendi kimliğimizi düşüncemizi veya eylemimizi ifade ederiz.

Örnekler:

  • I am 10 years old. → 10 yaşındayım.
  • I love learning English. → İngilizce öğrenmeyi seviyorum.

Hata: i am happy  X

Doğru: I am happy

You (Sen/Siz)

  • Hem tekil (sen) hem çoğul (siz) anlamındadır.
  • Aynı kelime iki anlamı da taşıyabilir, aglama göre anlaşılır.

Örnekler:

  • You are funny. → Sen komiksin.
  • You are great students. → Siz harika öğrencilersiniz.

Kibar konuşmalarda “you” her zaman kullanılır:

  • Excuse me, are you the teacher? → Affedersiniz, siz öğretmen misiniz?

He (O – Erkek)

  • Erkek bireylerden bahsederken kullanılır.
  • İnsan dışı varlıklar için kullanılmaz.

Örnekler:

  • He is tall. → O uzun boylu.
  • He plays football. → Futbol oynar.
  • He lives in Ankara. → Ankara’da yaşar.
  • “Ali is my friend. He is very kind.” → Ali erkek olduğu için he zamiri kullanılır.

She (O – Kadın)

  • Kadın bireyler için kullanılır.
  • İsimlerin yerine geçer: Elif, Mary, Fatma → She

Örnekler:

  • She is a doctor. → O bir doktor.
  • She likes dancing. → Dans etmeyi sever.
  • She has two brothers. → İki erkek kardeşi var.
  • “Elif is my cousin. She is beautiful.”

It (O – Cansız varlık/hayvan)

  • İnsan olmayan her şey için kullanılır: nesne, hayvan, hava, zaman, durum.
  • Hayvanlardan “evcil olanlara” bazen “he/she” denebilir, ama genelde “it” tercih edilir.
  • Hava durumu, saat ve mesafeler için özel bir işlevi vardır.

Örnekler:

  • It is a cat. → O bir kedi.
  • It is raining. → Yağmur yağıyor.
  • It is hot today. → Bugün hava sıcak.
  • It is 8 o’clock. → Saat sekiz.
  • “It” belirsiz özne olarak da kullanılır:
  • “It seems easy.” → Kolay görünüyor.

We (Biz)

  • Konuşan kişi ve onunla birlikte olan kişileri kapsar.
  • Grup olarak yapılan eylemler anlatılır.

Örnekler:

  • We are friends. → Biz arkadaşız.
  • We study English every day. → Her gün İngilizce çalışırız.
  • We live in Turkey. → Türkiye’de yaşıyoruz.
  • “My sister and I like swimming.” = “We like swimming.”

They (Onlar)

  • Birden fazla kişi, hayvan veya nesne için kullanılır.
  • Cinsiyet fark etmez, karma gruplar için de kullanılır.

Örnekler:

  • They are students. → Onlar öğrenciler.
  • They have a big house. → Büyük bir evleri var.
  • They are playing football. → Futbol oynuyorlar.
  • “Ali and Ayşe are in the garden. They are talking.”

Modern İngilizcede “they” artık tekil olarak da kullanılır. Bir kişinin cinsiyeti bilinmiyorsa veya belirtilmek istenmiyorsa “they” kullanılabilir:

Someone left their phone. They should come back for it. → Birisi telefonunu unuttu. Geri gelip almalı. Bu kullanıma “singular they” adı verilir.

“Subject Pronouns” + “To Be (am / is / are)” Uyumu

Subject PronounTo Be FiiliÖrnek
IamI am happy.
YouareYou are my friend.
HeisHe is at school.
SheisShe is beautiful.
ItisIt is cold.
WeareWe are ready.
YouareYou are late.
TheyareThey are busy.

Örnek Diyaloglar

A: Who are you?
B: I’m Ali.
TR: (Sen kimsin? – Ben Ali’yim.)

A: Is he your brother?
B: Yes, he is.
TR: (O senin kardesin mi? – Evet, o.)

A: Is she a student?
B: No, she isn’t. She is a teacher.
TR: (O ögrenci mi? – Hayir, ögretmen.)

A: What is it?
B: It is a dog.
TR: (O nedir? – O bir köpek.)

A: Are you from Turkey?
B: Yes, I am.
TR: (Sen Türkiye’den misin? – Evet.)

A: Are they your friends?
B: Yes, they are.
TR: (Onlar senin arkadaslarin mi? – Evet, onlar.)

A: Are we late?
B: No, we aren’t.
TR: (Geç mi kaldik? – Hayir.)

A: Is it a cat?
B: Yes, it is.
TR: (O bir kedi mi? – Evet, o.)

A: Where are you from?
B: I’m from France.
TR: (Nerelisin? – Fransa’danim.)

A: What’s her name?
B: Her name is Sara.
TR: (Onun adi ne? – Onun adi Sara.)

A: Is he your teacher?
B: Yes, he teaches English.
TR: (O senin ögretmenin mi? – Evet, Ingilizce ögretiyor.)

A: Are they from Spain?
B: No, they are from Italy.
TR: (Onlar Ispanya’dan mi? – Hayir, Italya’dan.)

A: What do you do?
B: I’m a student.
TR: (Ne is yapiyorsun? – Ögrenciyim.)

A: Who is she?
B: She is my mother.
TR: (O kim? – O benim annem.)

A: Is it cold today?
B: Yes, it is very cold.
TR: (Bugün hava soguk mu? – Evet, çok soguk.)

A: Are we in the same class?
B: Yes, we are classmates.
TR: (Ayni sinifta miyiz? – Evet, sinif arkadasiyiz.)

A: Do you like cats?
B: Yes, I do. They are cute.
TR: (Kedileri sever misin? – Evet, tatlilar.)

A: Who are they?
B: They are my friends from school.
TR: (Onlar kim? – Onlar okuldan arkadaslarim.)

A: Is she your sister?
B: Yes, she is younger than me.
TR: (O senin kiz kardesin mi? – Evet, benden küçük.)

A: Are you hungry?
B: Yes, I am. Let’s eat.
TR: (Aç misin? – Evet, hadi yiyelim.)

A: Where is John today?
B: He is at work. He is very busy.
TR: (John bugün nerede? – Iste, çok mesgul.)

A: Who are they in the picture?
B: They are my cousins. They live in Canada.
TR: (Fotograftakiler kim? – Kuzenlerim, Kanada’da yasiyorlar.)

A: What does she do?
B: She is a doctor. She works at a hospital.
TR: (O ne is yapiyor? – Doktor, hastanede çalisiyor.)

A: Is it your new car?
B: Yes, it is. It’s very fast.
TR: (O senin yeni araban mi? – Evet, çok hizli.)

A: Are we ready for the trip?
B: Yes, we are. Everything is packed.
TR: (Seyahate hazir miyiz? – Evet, her sey hazir.)

A: Is he your best friend?
B: Yes, he helps me a lot.
TR: (O senin en iyi arkadasin mi? – Evet, bana çok yardim eder.)

A: Who is your English teacher?
B: She is Ms. Parker. She is very kind.
TR: (Ingilizce ögretmenin kim? – Bayan Parker, çok nazik.)

A: Are they coming to the party?
B: Yes, they are. They love parties.
TR: (Onlar partiye geliyor mu? – Evet, partileri çok severler.)

A: What is it on the table?
B: It is a new book. It’s very interesting.
TR: (Masadaki nedir? – Yeni bir kitap, çok ilginç.)

A: Where are you and your sister from?
B: We are from Ankara, but we live in Izmir now.
TR: (Sen ve kiz kardesin nerelisiniz? – Ankara’daniz ama simdi Izmir’de yasiyoruz.)