1. Anasayfa
  2. A1 Level English

Oxford 3000 Kelime Listesi


Oxford 3000 İngilizce dilinde en yaygın ve en gerekli 3000 kelimeden oluşan bir listedir. Bu kelimeler A1’den B2 seviyesine kadar olan dil seviyelerini kapsar ve İngilizce öğrenenler için güçlü bir temel oluşturur.

Listede Oxford University Press’in dil uzmanları tarafından hazırlanmış ve günlük yaşamda, akademik çalışmalarda ve profesyonel iletişimde en sık karşılaşılan sözcükler titizlikle seçilerek bir araya getirilmiştir.

Neden Önemlidir?

İngilizce öğrenme sürecinde kelime bilgisi dilin diğer tüm becerilerinin (konuşma, yazma, okuma, dinleme) gelişmesinde belirleyici bir rol oynar.

Oxford 3000 listesi dil öğrenenlerin en kısa sürede en yüksek verim alabilmesi için tasarlanmıştır.
Bu listeyi öğrenen biri:

  • Gündelik konuşmaların büyük bir bölümünü anlayabilir.
  • Gazete, dergi, web siteleri ve kitaplarda geçen kelimelerin büyük çoğunluğunu tanıyabilir.
  • Akademik metinlerdeki temel kavramları kavrayabilir.

Seviyelere Göre Dağılım

Oxford 3000 listesi CEFR (Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı) seviyelerine göre düzenlenmiştir:

  • A1 (Başlangıç): Temel iletişim için gerekli en basit kelimeler.
  • A2 (Temel): Günlük hayatta sık kullanılan ifadeler ve kavramlar.
  • B1 (Orta): Daha geniş kelime bilgisi ile akıcı iletişim.
  • B2 (Üst-Orta): Akademik ve profesyonel düzeyde iletişim kurmak için gerekli kelimeler.

Oxford 3000’i Nasıl Öğrenmeli?

  1. Küçük Adımlarla Başlayın: Günde 10–15 kelime öğrenmek, kalıcı hafıza için idealdir.
  2. Cümle İçinde Kullanın: Kelimeleri ezberlemek yerine, kendi cümlelerinizde kullanın.
  3. Tekrar Edin: Düzenli aralıklarla tekrar yapmak öğrenmeyi pekiştirir.
  4. Okuma ve Dinleme Yapın: Kitaplar, haberler, podcast’ler ve filmlerle kelimeleri bağlam içinde görün.
  5. Kendi Sözlüğünüzü Oluşturun: Öğrendiğiniz kelimeleri ve anlamlarını bir deftere ya da dijital uygulamaya kaydedin.

Oxford 3000 ile Hedefinize Ulaşın

Oxford 3000 listesini öğrenmek, İngilizce’de %80–90 oranında anlama kapasitesine ulaşmanın en pratik yollarından biridir. Bu temel kelimeleri öğrendikten sonra, daha ileri düzey kelimelere (Oxford 5000 veya Academic Word List gibi) geçmek çok daha kolay olur.

A

KelimeAnlamıTürüSeviye
a / anbirarticleA1
abandonterk etmekverbB2
abilityyeteneknounA2
ableyapabilenadjectiveA2
abouthakkında, yaklaşıkprep./adv.A1
aboveyukarıdaprep./adv.A1
abroadyurt dışındaadverbB2
absolutemutlakadjectiveB2
absolutelykesinlikleadverbB1
academicakademikadjectiveB1
acceptkabul etmekverbA2
acceptablekabul edilebiliradjectiveB2
accesserişim / erişmeknoun/verbB1
accidentkazanounA2
accompanyeşlik etmekverbB2
according to-e göreprep.A2
accounthesap / açıklamaknoun/verbB1/B2
accuratedoğru, kesinadjectiveB2
accusesuçlamakverbB2
achievebaşarmakverbA2
achievementbaşarınounB1
acknowledgekabul etmek, onaylamakverbB2
acquireedinmekverbB2
acrosskarşısında, boyuncaprep./adv.A1
actdavranmak / eylemverb/nounA2/B1
actioneylemnounA1
activeaktifadjectiveA2
activityetkinliknounA1
actoraktörnounA1
actressaktrisnounA1
actualgerçekadjectiveB2
actuallyaslındaadverbA2
adreklamnounB1
adaptuyarlamak, adapte olmakverbB2
addeklemekverbA1
additionekleme, ilavenounB1
additionalek, ilaveadjectiveB2
addressadres / hitap etmeknoun/verbA1/B2
administrationyönetimnounB1
admirehayran olmakverbB1
admititiraf etmek, kabul etmekverbB1
adoptbenimsemek, evlat edinmekverbB2
adultyetişkinnoun/adj.A1/A2
advanceilerleme / ilerlemeknoun/verb/adjB2
advancedileri düzeyadjectiveB1
advantageavantajnounA2
adventuremaceranounA2
advertisereklam yapmakverbA2
advertisementreklamnounA2
advertisingreklamcılıknounA2
advicetavsiyenounA1
advisetavsiye etmekverbB1
affairmesele, ilişkinounB2
affectetkilemekverbA2
affordmaddi gücü yetmekverbB1
afraidkorkmuşadjectiveA1
aftersonraprep./conj./adv.A1/A2
afternoonöğleden sonranounA1
afterwardsonradanadverbB2
againtekraradverbA1
againstkarşıprep.A2
ageyaş / yaşlanmaknoun/verbA1/B1
agencyajansnounB2
agendagündemnounB2
agenttemsilci, acentenounB1
aggressiveagresifadjectiveB2
agoönceadverbA1
agreekatılmak, aynı fikirde olmakverbA1
agreementanlaşmanounB1
ahah! (ünlem)exclamationA2
aheadilerideadverbB1
aidyardım / yardım etmeknoun/verbB2
aimamaç / amaçlamakverb/nounB1
airhavanounA1
aircraftuçaknounB2
airlinehava yolu şirketinounA2
airporthavaalanınounA1
alarmalarm / uyarmaknoun/verbB1/B2
albumalbümnounB1
alcoholalkolnounB1
alcoholicalkollüadjectiveB1
alivecanlıadjectiveA2
alltüm, hepsidet./pron./adv.A1/A2
all righttamam, iyiadj./adv.A2
allowizin vermekverbA2
almostneredeyseadverbA2
aloneyalnızadj./adv.A2
alongboyunca, yan yanaprep./adv.A2
alreadyzatenadverbA2
alsoayrıcaadverbA1
alterdeğiştirmekverbB2
alternativealternatifnoun/adjectiveA2/B1
although-e rağmen, olsa daconjunctionA2
alwaysher zamanadverbA1
amazedşaşırmışadjectiveB1
amazingşaşırtıcıadjectiveA1
ambitionhırs, amaçnounB1
amongarasındaprepositionA2
amountmiktar / tutmaknoun/verbA2/B2
analysisanaliznounB1
analyzeanaliz etmekverbA2
ancientantik, çok eskiadjectiveA2
andveconjunctionA1
angeröfkenounB2
angleaçınounB2
angrykızgınadjectiveA1
animalhayvannounA1
ankleayak bileğinounA2
anniversaryyıl dönümünounB2
announceduyurmakverbB1
announcementduyurunounB1
annoykızdırmakverbB1
annoyedsinirliadjectiveB1
annoyingsinir bozucuadjectiveB1
annualyıllıkadjectiveB2
anotherbaşka, bir diğeridet./pron.A1
answercevap / cevaplamaknoun/verbA1
anxiousendişeliadjectiveB2
anyherhangi / hiçdet./pron./adv.A1/A2
anybodyherhangi biripronounA2
anymoreartıkadverbA2
anyoneherhangi biripronounA1
anythingherhangi bir şeypronounA1
anywayher neyseadverbA2
anywhereherhangi bir yeradv./pron.A2
apartayrıadverbB1
apartmentdaire (ev)nounA1
apologizeözür dilemekverbB1
appuygulamanounA2
apparentaçık, belliadjectiveB2
apparentlygörünüşe göreadverbB2
appealbaşvuru / başvurmaknoun/verbB2
appeargörünmekverbA2
appearancegörünüşnounA2
appleelmanounA1
applicationbaşvurunounB1
applybaşvurmak, uygulamakverbA2
appointmentrandevunounB1
appreciatetakdir etmekverbB1
approachyaklaşım / yaklaşmaknoun/verbB2
appropriateuygunadjectiveB2
approvalonaynounB2
approveonaylamakverbB2
approximatelyyaklaşıkadverbB1
AprilNisannounA1
architectmimarnounA2
architecturemimarlıknounA2
areaalannounA1
arguetartışmakverbA2
argumenttartışmanounA2
ariseortaya çıkmakverbB2
armkolnounA1
armedsilahlıadjectiveB2
armssilahlarnounB2
armyordunounA2
aroundetrafındaprep./adv.A1
arrangedüzenlemekverbA2
arrangementdüzenlemenounA2
arresttutuklamak / tutuklamaverb/nounB1
arrivalvarışnounB1
arrivevarmakverbA1
artsanatnounA1
articlemakale, maddenounA1
artificialyapayadjectiveB2
artistsanatçınounA1
artisticsanatsaladjectiveB2
asolarak, gibi / ikenprep./adv./conj.A1/A2
ashamedutanmışadjectiveB2
asidebir kenaraadverbB2
asksormakverbA1
asleepuykudaadjectiveA2
aspectyön, açınounB2
assessdeğerlendirmekverbB2
assessmentdeğerlendirmenounB2
assignmentgörev, ödevnounB1
assistyardım etmekverbB1
assistantasistan / yardımcınoun/adjectiveA2
associateilişkilendirmekverbB2
associatedilişkiliadjectiveB2
associationdernek, birliknounB2
assumevarsaymakverbB2
at-de, -daprepositionA1
athletesporcunounA2
atmosphereatmosfer, ortamnounB1
attacheklemek, iliştirmekverbB1
attacksaldırı / saldırmaknoun/verbA2
attemptgirişim / girişimde bulunmaknoun/verbB2
attendkatılmakverbA2
attentiondikkatnounA2
attitudetavır, tutumnounB1
attorneyavukatnounB2
attractçekmekverbB1
attractionçekim, cazibenounB1
attractiveçekiciadjectiveA2
audienceseyircinounA2
AugustAğustosnounA1
aunthala, teyzenounA1
authoryazarnounA2
authorityotorite, yetkinounB1
automaticotomatikadjectiveB1
automaticallyotomatik olarakadverbB1
availablemevcut, ulaşılabiliradjectiveA2
averageortalama / ortalamakadj./noun/verbA2/B1
avoidkaçınmakverbA2
awardödül / ödüllendirmeknoun/verbA2/B1
awarefarkındaadjectiveB1
awayuzaktaadverbA1
awesomeharika, müthişadjectiveA1
awfulkorkunçadjectiveA2

B

KelimeAnlamıTürüSeviye
babybebeknounA1
backarka / geri / desteklemeknoun/adv./adj./verbA1/A2/B2
backgroundarka plannounA2
backwardgeriye doğruadverbB1
bacteriabakterinounB2
badkötüadjectiveA1
badlykötü şekildeadverbA2
bagçantanounA1
bakefırında pişirmekverbB1
balancedenge / dengede tutmaknoun/verbB1
balltopnounA1
banyasak / yasaklamakverb/nounB1
bananamuznounA1
bandgrup, bantnounA1
bank (money)bankanounA1
bank (river)nehir kenarınounB1
barbar, çubuk / engellemeknoun/verbA1/B2
barrierengel, bariyernounB2
basetemel, üs / dayandırmaknoun/verbB1
baseballbeyzbolnounA1
baseddayalıadjectiveA2
basictemeladjectiveB1
basicallyesasenadverbB2
basistemel, esasnounB1
basketballbasketbolnounA1
bathbanyonounA1
bathroombanyo odasınounA1
batterypil, bataryanounB1
battlesavaş / savaşmaknoun/verbB1/B2
beolmakverb/auxiliaryA1
beachplajnounA1
beanfasulyenounA2
bear (deal with)katlanmakverbB2
bear (animal)ayınounA2
beatyenmek / vuruşverb/nounA2/B2
beautifulgüzeladjectiveA1
beautygüzelliknounB1
becauseçünküconjunctionA1
becomeolmakverbA1
bedyataknounA1
bedroomyatak odasınounA1
beearınounB1
beefdana etinounA2
beerbiranounA1
beforeönceprep./conj./adv.A1/A2
begyalvarmakverbB2
beginbaşlamakverbA1
beginningbaşlangıçnounA1
behavedavranmakverbA2
behaviordavranışnounA2
behindarkasındaprep./adv.A1
beingvarlıknounB2
beliefinançnounB1
believeinanmakverbA1
bellzilnounB1
belongait olmakverbA2
belowaltındaadv./prep.A1
beltkemernounA2
bendbükmek / eğilmekverb/nounB1
benefitfayda / fayda sağlamaknoun/verbA2/B1
bentbükülmüşadjectiveB2
besten iyiadj./adv./nounA1/A2
betbahse girmek / bahisverb/nounB2
betterdaha iyiadj./adv./nounA1/A2/B1
betweenarasındaprep./adv.A1/A2
beyondötesindeprep./adv.B2
bicyclebisikletnounA1
bigbüyükadjectiveA1
bikebisikletnounA1
billfatura, hesap / faturalandırmaknoun/verbA1/B2
billionmilyarnumberA2
biologybiyolojinounA2
birdkuşnounA1
birthdoğumnounA2
birthdaydoğum gününounA1
bitbiraz, parçanounA2
biteısırmak / ısırıkverb/nounB1
bitteracı, sertadjectiveB2
blacksiyahadj./nounA1
blamesuçlamak / suçverb/nounB2
blankboşadj./nounA2
blindköradjectiveB2
blockblok / engellemeknoun/verbA2/B1
blogblognounA1
blondsarışınadjectiveA1
bloodkannounA2
blowüflemek, esmekverbA2
bluemaviadj./nounA1
boardtahta / binmeknoun/verbA2/B1
boatteknenounA1
bodyvücutnounA1
boilkaynamak, kaynatmakverbA2
bombbomba / bombalamaknoun/verbB1
bondbağ, ilişkinounB2
bonekemiknounA2
bookkitap / rezervasyon yapmaknoun/verbA1/A2
bootbotnounA1
bordersınır / sınır koymaknoun/verbB1/B2
boredsıkılmışadjectiveA1
boringsıkıcıadjectiveA1
borndoğmakverbA1
borrowödünç almakverbA2
bosspatronnounA2
bothikisi dedet./pron.A1
botherrahatsız etmekverbB1
bottleşişenounA1
bottomalt, dipnoun/adjectiveA2
bowlkasenounA2
boxkutunounA1
boyerkek çocuknounA1
boyfrienderkek arkadaşnounA1
brainbeyinnounA2
branchdal, şubenounB1
brandmarka / markalamaknoun/verbB1
bravecesuradjectiveB1
breadekmeknounA1
breakkırmak / molaverb/nounA1
breakfastkahvaltınounA1
breastgöğüsnounB2
breathnefesnounB1
breathenefes almakverbB1
breathingnefes almanounB1
bridegelinnounB1
bridgeköprünounA2
briefkısaadjectiveB2
brightparlakadjectiveA2
brilliantparlak, harikaadjectiveA2
bringgetirmekverbA1
broadgenişadjectiveB2
broadcastyayın yapmak / yayınverb/nounB2
brokenkırıkadjectiveA2
brothererkek kardeşnounA1
brownkahverengiadj./nounA1
brushfırça / fırçalamaknoun/verbA2
bubblekabarcıknounB1
budgetbütçenounB2
buildinşa etmekverbA1
buildingbinanounA1
bulletmerminounB2
bunchdemet, grupnounB2
burnyanmak / yakmakverb/nounA2/B2
burygömmekverbB1
busotobüsnounA1
bushçalınounB2
businessiş, ticaretnounA1
businessmaniş adamınounA2
busymeşguladjectiveA1
butfakat / -den başkaconj./prep.A1/B2
buttertereyağınounA1
buttondüğmenounA2
buysatın almakverbA1
bytarafından / yanındaprep./adv.A1/B1
byehoşça kalexclamationA1

C

KelimeAnlamıTürüSeviye
KelimeAnlamıTürüSeviye
cablekablonounB1
cafekafenounA1
cakekeknounA1
calculatehesaplamakverbB2
callaramak / çağrıverb/nounA1
calmsakin / sakinleştirmek / sakinlikadj./verb/nounB1
camerakameranounA1
campkamp / kamp yapmaknoun/verbA2
campaignkampanya / kampanya yürütmeknoun/verbB1
campingkamp yapmanounA2
campuskampüsnounA2
can¹-ebilmek (modal fiil)modal verbA1
can²teneke kutunounA2
canceliptal etmekverbB2
cancerkansernounB2
candidateadaynounB1
candyşekernounA2
cannotyapamamakverbA1
capşapkanounB1
capableyetenekliadjectiveB2
capacitykapasitenounB2
capitalbaşkent / büyük harfnoun/adjectiveA1
captainkaptannounB1
captureele geçirmek / yakalamaverb/nounB2
cararabanounA1
cardkartnounA1
careönem / önemsemeknoun/verbA2
careerkariyernounA1
carefuldikkatliadjectiveA2
carefullydikkatliceadverbA2
carelessdikkatsizadjectiveB1
carpethalınounA2
carrothavuçnounA1
carrytaşımakverbA1
cartoonçizgi filmnounA2
casedurum, dava, kutunounA2
cashnakitnounA2
castoyuncu kadrosu / rol vermeknoun/verbB2
catkedinounA1
catchyakalamak / yakalamaverb/nounA2/B2
categorykategorinounB1
causesebep / neden olmaknoun/verbA2
CDCDnounA1
ceilingtavannounB1
celebratekutlamakverbA2
celebrationkutlamanounB1
celebrityünlü kişinounA2
cellhücrenounA2
centsentnounA1
centermerkez / merkezlemeknoun/verbA1/B1
centralmerkeziadjectiveB1
centuryyüzyılnounA2
ceremonytörennounB1
certainbelli, kesinadjectiveA2
certainlykesinlikleadverbA2
chainzincir / zincirlemeknoun/verbB1/B2
chairsandalye / yönetmeknoun/verbA1/B2
chairmanbaşkannounB2
challengezorluk / meydan okumaknoun/verbB1/B2
championşampiyonnounB1
chanceşansnounA2
changedeğiştirmek / değişiklikverb/nounA1
channelkanalnounB1
chapterbölümnounB1
characterkarakternounA2
characteristicözellik / karakteristiknoun/adjectiveB2
chargeücret / suçlamaknoun/verbB1
charityhayır kurumunounA2
chartçizelge / tablo haline getirmeknoun/verbA1/B2
chatsohbet / sohbet etmekverb/nounA2
cheapucuz / ucuzaadjective/adverbA1/B1
cheataldatmak / aldatmaverb/nounB1
checkkontrol etmek / kontrolverb/nounA1/A2
cheerfulneşeliadjectiveB1
cheesepeynirnounA1
chefşefnounA2
chemicalkimyasaladjective/nounB1
chemistrykimyanounA2
chestgöğüsnounB1
chickentavuknounA1
chiefbaşlıca / şefadjective/nounB2
childçocuknounA1
childhoodçocukluknounB1
chipcips, çipnounA2
chocolateçikolatanounA1
choiceseçimnounA2
chooseseçmekverbA1
churchkilisenounA2
cigarettesigaranounA2
circledaire / daire çizmeknoun/verbA2
circumstancedurum, koşulnounB2
citealıntı yapmakverbB2
citizenvatandaşnounB2
cityşehirnounA1
civilsiviladjectiveB2
claimiddia etmek / iddiaverb/nounB1
classsınıfnounA1
classicklasikadjective/nounB2
classicalklasik (müzik vb.)adjectiveA2
classroomsınıf odasınounA1
clausecümlecik, fıkranounB1
cleantemiz / temizlemekadjective/verbA1
clearaçık / temizlemekadjective/verbA2/B1
clearlyaçıkçaadverbA2
clerktezgahtar, memurnounA2
cleverzekiadjectiveB1
clicktıklamak / tıklamaverb/nounB1
clientmüşterinounB1
climateiklimnounA2
climbtırmanmak / tırmanmaverb/nounA1/B1
clocksaatnounA1
close¹kapatmak / kapanmaverb/nounA1/B2
close²yakın / yakındanadjective/adverbA2/B1
closedkapalıadjectiveA2
closelyyakındanadverbB2
closetdolapnounA2
clothkumaşnounB1
clotheskıyafetlernounA1
clothinggiyimnounA2
cloudbulutnounA2
clubkulüpnounA1
clueipucunounB1
coachantrenör / eğitmeknoun/verbA2/B1
coalkömürnounB1
coastsahilnounA2
coatceketnounA1
codekodnounA2
coffeekahvenounA1
coinmadeni paranounB1
coldsoğuk / soğuk algınlığıadjective/nounA1
collapseçökmek / çöküşverb/nounB2
colleagueiş arkadaşınounA2
collecttoplamakverbA2
collectionkoleksiyonnounB1
collegekolejnounA1
colorrenknounA1
coloredrenkliadjectiveB1
columnsütunnounA2
combinationbirleşimnounB2
combinebirleştirmekverbB1
comegelmekverbA1
comedykomedinounA2
comfortrahatlık / rahatlatmaknoun/verbB2
comfortablerahatadjectiveA2
commandkomut / komuta etmeknoun/verbB2
commentyorum / yorum yapmaknoun/verbA2/B1
commercialticari / reklamadjective/nounB1
commissionkomisyon / görevlendirmeknoun/verbB2
commitişlemek (suç vb.)verbB1
commitmenttaahhütnounB2
committeekomitenounB2
commonyaygınadjectiveA1
commonlyyaygın olarakadverbB2
communicateiletişim kurmakverbA2
communicationiletişimnounB1
communitytopluluknounA2
companyşirketnounA1
comparekarşılaştırmakverbA1
comparisonkarşılaştırmanounB1
competeyarışmakverbA2
competitionyarışmanounA2
competitiverekabetçiadjectiveB1
competitorrakipnounB1
complainşikayet etmekverbA2
complaintşikayetnounB1
completetamamlamak / tamadjective/verbA1
completelytamamenadverbA2
complexkarmaşık / kompleksadjective/nounB1/B2
complicatedkarmaşıkadjectiveB2
componentbileşennounB2
computerbilgisayarnounA1
concentratekonsantre olmakverbB1
concentrationyoğunlaşmanounB2
conceptkavramnounB2
concernendişe / ilgilendirmeknoun/verbB2
concernedendişeliadjectiveB2
concertkonsernounA1
concludesonuçlandırmakverbB1
conclusionsonuçnounB1
conditiondurum, koşulnounA2
conductyönetmek / davranışverb/nounB2
conferencekonferansnounA2
confidencegüvennounB2
confidentkendinden eminadjectiveB1
confirmonaylamakverbB1
conflictçatışma / çatışmaknoun/verbB2
confusekafasını karıştırmakverbB1
confusedkafası karışıkadjectiveB1
confusingkafa karıştırıcıadjectiveB2
congresskongrenounB2
connectbağlamakverbA2
connectedbağlıadjectiveA2
connectionbağlantınounB1
consciousbilinçliadjectiveB2
consequencesonuçnounB1
conservativemuhafazakaradjective/nounB2
considerdüşünmek, dikkate almakverbA2
considerationdüşünce, değerlendirmenounB2
consist-den oluşmakverbB1
consistenttutarlıadjectiveB2
constantsürekliadjectiveB2
constantlysürekli olarakadverbB2
constructinşa etmekverbB2
constructioninşaatnounB2
consumetüketmekverbB1
consumertüketicinounB1
contacttemas / temas etmeknoun/verbB1
containiçermekverbA2
containerkonteyner, kapnounB1
contemporaryçağdaşadjectiveB2
content¹içeriknounB1
contestyarışma / yarışmaknoun/verbB2
contextbağlamnounA2
continentkıtanounA2
continuedevam etmekverbA2
continuoussürekliadjectiveB1
contractsözleşme / sözleşme yapmaknoun/verbB2
contrastzıtlık / karşılaştırmaknoun/verbB1
contributekatkıda bulunmakverbB2
contributionkatkınounB2
controlkontrol / kontrol etmeknoun/verbA2
convenientuygun, elverişliadjectiveB1
conversationkonuşmanounA1
convertdönüştürmekverbB2
convinceikna etmekverbB1
convincedikna olmuşadjectiveB2
cookyemek pişirmek / aşçıverb/nounA1/A2
cookiekurabiyenounA2
cookingyemek pişirmenounA1
coolserin, havalı / soğutmakadjective/verbA1/B1
copykopya / kopyalamaknoun/verbA2
coreçekirdek, öznoun/adjectiveB2
cornmısırnounB1
cornerköşenounA2
corporatekurumsaladjectiveB2
correctdoğru / düzeltmekadjective/verbA1
correctlydoğru şekildeadverbA2
costmaliyet / mal olmaknoun/verbA1
costumekostümnounB1
cottonpamuknounB1
could-ebilirdimodal verbA1
councilkonseynounB2
countsaymak / sayıverb/nounA2/B1
countryülkenounA1
countrysidekırsalnounB1
countyilçenounB2
coupleçiftnounA2
couragecesaretnounB2
coursekurs, dersnounA1
courtmahkeme, sahanounB1
cousinkuzennounA1
coverkaplamak / kapakverb/nounA2/B1
coveredkaplanmışadjectiveB1
cowineknounA1
crashçarpmak / kazanoun/verbB2
crazyçılgınadjectiveA2
creamkrema / krem renginoun/adjectiveA1/B1
createyaratmakverbA1
creationyaratımnounB2
creativeyaratıcıadjectiveA2
creatureyaratıknounB2
creditkredi / güvenmeknoun/verbA2/B2
crewmürettebatnounB2
crimesuçnounA2
criminalsuçlu / suçla ilgilinoun/adjectiveA2/B1
crisiskriznounB2
criterionölçütnounB2
criticeleştirmennounB2
criticalkritikadjectiveB2
criticismeleştirinounB2
criticizeeleştirmekverbB2
cropmahsulnounB2
crossgeçmek / haçverb/nounA2
crowdkalabalıknounA2
crowdedkalabalıkadjectiveA2
crucialçok önemliadjectiveB2
cruelzalimadjectiveB1
cryağlamak / ağlamaverb/nounA2/B2
culturalkültüreladjectiveB1
culturekültürnounA1
cupfincan, kupanounA1
cupboarddolapnounB1
cureiyileştirmek / tedaviverb/nounB2
curlykıvırcıkadjectiveA2
currencypara biriminounB1
currentgüncel / akımadjective/nounB1/B2
currentlyşu andaadverbB1
curtainperdenounB1
curveeğri / eğmeknoun/verbB2
curvedkavisliadjectiveB2
customgeleneknounB1
customermüşterinounA1
cutkesmek / kesikverb/nounA1/B1
cyclebisiklet / bisiklet sürmeknoun/verbA2

D

KelimeAnlamıTürüSeviye
dadbabanounA1
dailygünlükadjective/adverbA2/B1
damagezarar / zarar vermeknoun/verbB1
dancedans / dans etmeknoun/verbA1
dancerdansçınounA1
dancingdans etmenounA1
dangertehlikenounA2
dangeroustehlikeliadjectiveA1
darkkaranlık / karanlıkadjective/nounA1/A2
dataverinounA2
datetarih / çıkmak (biriyle)noun/verbA1/B2
daughterkız evlatnounA1
daygünnounA1
deadölüadjectiveA2
dealuğraşmak / anlaşmaverb/nounA2/B1
dearsevgiliadjectiveA1
deathölümnounA2
debatemünazara / tartışmaknoun/verbB2
debtborçnounB2
decadeon yılnounB1
DecemberAralıknounA1
decentdüzgün, iyiadjectiveB2
decidekarar vermekverbA1
decisionkararnounA2
declareilan etmekverbB2
declinedüşüş / düşmekverb/nounB2
decoratesüslemekverbB2
decorationsüslemenounB2
decreaseazalmak / azalmaverb/nounB2
deepderin / derin şekildeadjective/adverbA2/B1
deeplyderindenadverbB2
defeatyenmek / yenilgiverb/nounB2
defendsavunmakverbB2
defensesavunmanounB2
definetanımlamakverbB1
definitekesinadjectiveB1
definitelykesinlikleadverbA2
definitiontanımnounB1
degreederece, diplomanounA2
delaygecikmek / gecikmeverb/nounB2
deliberatekasıtlıadjectiveB2
deliberatelykastenadverbB2
deliciouslezzetliadjectiveA1
deliverteslim etmekverbB1
deliveryteslimatnounB2
demandtalep / talep etmeknoun/verbB2
demonstrategöstermekverbB2
dentistdişçinounA2
denyinkar etmekverbB2
departmentbölümnounA2
departureayrılışnounB1
dependbağlı olmakverbA2
depressedbunalımlıadjectiveB2
depressingiç karartıcıadjectiveB2
depthderinliknounB2
describetanımlamak, betimlemekverbA1
descriptiontanım, betimlemenounA1
desertçöl / terk etmeknoun/verbA2/B2
deservehak etmekverbB2
designtasarım / tasarlamaknoun/verbA1
designertasarımcınounA2
desirearzu / arzulamaknoun/verbB2
deskmasanounA1
desperateçaresizadjectiveB2
despite-e rağmenprepositionB1
desserttatlınounA2
destinationvarış yerinounB1
destroyyok etmekverbA2
detaildetay / detaylandırmaknoun/verbA1/B2
detailedayrıntılıadjectiveB2
detecttespit etmekverbB2
detectivededektifnounA2
determinebelirlemekverbB1
determinedkararlıadjectiveB1
developgeliştirmekverbA2
developmentgelişmenounB1
devicecihaznounA2
diagramdiyagram, şemanounB1
dialoguediyalognounA1
diamondelmasnounB1
diarygünlüknounA2
dictionarysözlüknounA1
dieölmekverbA1
dietdiyetnounA1
differencefarknounA1
differentfarklıadjectiveA1
differentlyfarklı şekildeadverbA2
difficultzoradjectiveA1
difficultyzorluknounB1
digkazmakverbB2
digitaldijitaladjectiveA2
dinnerakşam yemeğinounA1
directdoğrudan / yönetmek / doğrudanadjective/verb/adverbA2/B1
directionyönnounA2
directlydoğrudanadverbB1
directoryönetmen, müdürnounA2
dirtkirnounB1
dirtykirliadjectiveA1
disadvantagedezavantajnounB1
disagreeaynı fikirde olmamakverbA2
disappearkaybolmakverbA2
disappointedhayal kırıklığına uğramışadjectiveB1
disappointinghayal kırıklığı yaratanadjectiveB1
disasterfelaketnounA2
disciplinedisiplinnounB2
discountindirim / indirim yapmaknoun/verbB1/B2
discoverkeşfetmekverbA2
discoverykeşifnounA2
discusstartışmakverbA1
discussiontartışmanounA2
diseasehastalıknounA2
dishtabak, yemeknounA1
dishonestdürüst olmayanadjectiveB2
diskdisknounB2
dislikehoşlanmamak / hoşlanmamaverb/nounB1
dismissreddetmek, kovmakverbB2
displaysergilemek / sergiverb/nounB2
distancemesafenounA2
distributedağıtmakverbB2
distributiondağıtımnounB2
districtbölgenounB1
dividebölmek / bölünmeverb/nounB1/B2
divisionbölüm, bölmenounB2
divorcedboşanmışadjectiveA2
do¹yapmak (auxiliary verb dahil)verb/auxiliaryA1
doctordoktornounA1
documentbelge / belgelemeknoun/verbA2/B2
documentarybelgeselnounB1
dogköpeknounA1
dollardolarnounA1
domesticevcil, yerliadjectiveB2
dominatehakim olmakverbB2
donatebağış yapmakverbB1
doorkapınounA1
doubleçift / iki kat / ikiye katlamakadj./det./pron./verb/adverbA2/B1
doubtşüphe / şüphe duymaknoun/verbB1
downaşağıadverb/prepositionA1
downloadindirmek / indirmeverb/nounA2
downstairsalt katta / alt kattakiadverb/adjectiveA1/A2
downtownşehir merkezi / şehir merkezindeadverb/noun/adjectiveA2
downwardaşağıya doğruadjective/adverbB2
dozendüzinenoun/determinerB2
drafttaslak / tasarlamaknoun/verbB2
dragsürüklemekverbB2
dramadrama, tiyatronounA2
dramaticçarpıcı, dramatikadjectiveB2
drawçizmekverbA1
drawingçizimnounA2
dreamhayal, rüya / hayal etmeknoun/verbA2
dresselbise / giyinmeknoun/verbA1
dressedgiyinmişadjectiveB1
drinkiçmek / içeceknoun/verbA1
drivesürmek / sürüşverb/nounA1/A2
driversürücünounA1
drivingaraç kullanmanounA2
dropdüşürmek / düşmeverb/nounA2/B1
drugilaç, uyuşturucunounA2
drumdavulnounB1
drunksarhoşadjectiveB1
drykuru / kurutmakadjective/verbA2
duebeklenen, vadesi gelmişadjectiveB1
duringsırasında, boyuncaprepositionA1
dusttoznounB1
dutygörevnounB1
DVDDVDnounA1

E

KelimeAnlamıTürüSeviye
eachher, her biridet./pron./adv.A1
earkulaknounA1
earlyerkenadj./adv.A1
earnkazanmak (para vb.)verbA2
earthdünya, topraknounA2
earthquakedepremnounB1
easilykolaycaadverbA2
eastdoğu / doğudaki / doğuya doğrunoun/adj./adv.A1
easterndoğuya aitadjectiveB1
easykolayadjectiveA1
eatyemek yemekverbA1
economicekonomik (ekonomiyle ilgili)adjectiveB1
economyekonominounB1
edgekenarnounB1
editdüzenlemekverbB2
editionbaskı, yayınnounB2
editoreditörnounB1
educateeğitmekverbB1
educatedeğitimliadjectiveB1
educationeğitimnounA2
educationaleğitseladjectiveB1
effectetkinounA2
effectiveetkiliadjectiveB1
effectivelyetkili bir şekildeadverbB1
efficientverimliadjectiveB2
effortçabanounB1
eggyumurtanounA1
eightsekiznumberA1
eighteenon sekiznumberA1
eightyseksennumberA1
eitherherhangi biri / ya dadet./pron./adv.A2
elderlyyaşlıadjectiveB2
electseçmekverbB2
electionseçimnounB1
electricelektrikle çalışanadjectiveA2
electricalelektrikle ilgiliadjectiveA2
electricityelektriknounA2
electronicelektronikadjectiveA2
elementunsurnounB1
elephantfilnounA1
elevatorasansörnounA2
elevenon birnumberA1
elsebaşkaadverbA1
elsewherebaşka yerdeadverbB2
emaile-posta / e-posta göndermeknoun/verbA1
embarrassedutanmışadjectiveB1
embarrassingutandırıcıadjectiveB1
emergeortaya çıkmakverbB2
emergencyacil durumnounB1
emotionduygunounB1
emotionalduygusaladjectiveB2
emphasisvurgunounB2
emphasizevurgulamakverbB2
employişe almakverbA2
employeeçalışannounA2
employerişverennounA2
employmentistihdamnounB1
emptyboş / boşaltmakadjective/verbA2/B1
enablemümkün kılmakverbB2
encounterkarşılaşmak / karşılaşmaverb/nounB2
encouragecesaretlendirmekverbB1
endson / bitirmeknoun/verbA1
endingson, bitişnounA2
enemydüşmannounB1
energyenerjinounA2
engagemeşgul olmak / ilgilenmekverbB2
engagednişanlı / meşguladjectiveB1
enginemotornounA2
engineermühendisnounA2
engineeringmühendisliknounB1
enhancegeliştirmek, artırmakverbB2
enjoyhoşlanmak, zevk almakverbA1
enormouskocamanadjectiveA2
enoughyeterlidet./pron./adv.A1
ensuresağlamak, temin etmekverbB2
entergirmekverbA2
entertaineğlendirmekverbB1
entertainmenteğlencenounB1
enthusiasmcoşkunounB2
enthusiasticcoşkuluadjectiveB2
entirebütünadjectiveB2
entirelytamamenadverbB2
entrancegirişnounB1
entrygiriş, kayıtnounB1
environmentçevrenounA2
environmentalçevreseladjectiveB1
episodebölümnounB1
equaleşit / eşit olmak / eşitlikadjective/verb/nounB1/B2
equallyeşit şekildeadverbB1
equipmentekipmannounA2
errorhatanounA2
escapekaçmak / kaçışverb/nounB1
especiallyözellikleadverbA2
essaydeneme, kompozisyonnounA2
essentialgerekli, önemliadjectiveB1
establishkurmakverbB2
estateemlak, mülknounB2
estimatetahmin etmek / tahminverb/nounB2
ethicaletikadjectiveB2
euroavronounA1
evaluatedeğerlendirmekverbB2
evenbile / düzadverb/adjectiveA1/B2
eveningakşamnounA1
eventetkinlik, olaynounA1
eventuallysonundaadverbB1
everhiçadverbA1
everyherdeterminerA1
everybodyherkespronounA1
everydaygünlükadjectiveA2
everyoneherkespronounA1
everythingher şeypronounA1
everywhereher yerdeadverbA2
evidencekanıtnounA2
evilkötü / kötülükadjective/nounB2
exacttamadjectiveA2
exactlytam olarakadverbA2
examsınavnounA1
examinationsınav, incelemenounB2
examineincelemek, muayene etmekverbB1
exampleörneknounA1
excellentmükemmeladjectiveA2
excepthariçpreposition/conjunctionA2/B1
exchangedeğişim / değiştirmeknoun/verbB1
excitedheyecanlıadjectiveA1
excitementheyecannounB1
excitingheyecan vericiadjectiveA1
excusemazeret / mazur görmeknoun/verbB2
executiveyönetici / yöneticiye aitnoun/adjectiveB2
exerciseegzersiz / egzersiz yapmaknoun/verbA1
exhibitsergilemek / sergiverb/nounB2
exhibitionserginounB1
existvar olmakverbA2
existencevarlıknounB2
exitçıkış / çıkmaknoun/verbB1/B2
expandgenişlemek, genişletmekverbB1
expectummak, beklemekverbA2
expectationbeklentinounB2
expectedbeklenenadjectiveB1
expensemasrafnounB2
expensivepahalıadjectiveA1
experiencedeneyim / tecrübe etmeknoun/verbA2/B1
experienceddeneyimliadjectiveB1
experimentdeney / deney yapmaknoun/verbA2/B1
expertuzman / uzmannoun/adjectiveA2
explainaçıklamakverbA1
explanationaçıklamanounA2
explodepatlamakverbB1
explorationkeşif, araştırmanounB2
explorekeşfetmekverbB1
explosionpatlamanounB1
exportihracat / ihraç etmeknoun/verbB1
exposeortaya çıkarmakverbB2
expressifade etmekverbA2
expressionifadenounA2
extenduzatmakverbB2
extentkapsam, boyutnounB2
externalhariciadjectiveB2
extraekstraadjective/noun/adverbA1/B1
extraordinaryolağanüstüadjectiveB2
extremeaşırı / uçadjective/nounA2/B2
extremelyson dereceadverbA2
eyegöznounA1

F

KelimeAnlamıTürüSeviye
faceyüz / yüzleşmeknoun / verbA1 / B1
facilitytesis, olanaknounB2
factgerçeknounA1
factoretken, faktörnounA2
factoryfabrikanounA2
failbaşarısız olmakverbA2
failurebaşarısızlıknounB2
fairadiladjectiveA2
fairlyoldukça / adil bir şekildeadverbB1
faithinançnounB2
falldüşmek / düşüşverb / nounA1
FALSEyanlışadjectiveA1
familiartanıdıkadjectiveB1
familyaile / ailevinoun / adjectiveA1
famousünlüadjectiveA1
fanhayran / vantilatörnounA2
fancysüslüadjectiveB1
fantasticharikaadjectiveA1
faruzak / uzaktaadverb / adjectiveA1 / B1
farmçiftlik / çiftçilik yapmaknoun / verbA1 / A2
farmerçiftçinounA1
farmingçiftçiliknounA2
fascinatingbüyüleyiciadjectiveB1
fashionmodanounA2
fashionablemodaya uygunadjectiveB1
fasthızlıadjective/adverbA1
fastenbağlamakverbB1
fatşişman / yağadjective / nounA1 / A2
fatherbabanounA1
faulthata, kusurnounB2
favoriyilik / kayırmaknoun / verbB1 / B2
favoritefavoriadjective / nounA1
fearkorku / korkmaknoun / verbA2 / B1
feathertüynounB2
featureözellik / yer almaknoun / verbA2 / B1
FebruaryŞubatnounA1
federalfederaladjectiveB1
feeücretnounB2
feedbeslemek / beslemeverb / nounA2 / B2
feedbackgeri bildirimnounB2
feelhissetmek / hisverb / nounA1 / B2
feelinghis, duygunounA1
fellowhemcins, arkadaşadjectiveB2
femaledişiadjective / nounA2
fenceçitnounB1
festivalfestivalnounA1
feverateş (hastalık)nounA2
fewazdeterminer/adj./pron.A1
fictionkurgunounA2
fieldalan, sahanounA2
fifteenon beşnumberA1
fifthbeşincinumberA1
fiftyellinumberA1
fightkavga etmek / kavgaverb / nounA2
fightingdövüş, çatışmanounB1
figureşekil / anlamaknoun / verbA2 / B2
filedosya / dosyalamaknoun / verbB1 / B2
filldoldurmakverbA1
filmfilm / filme çekmeknoun / verbA2
finalson / finaladjective / nounA1 / A2
finallysonundaadverbA2
financefinans / finanse etmeknoun / verbB2
financialfinansaladjectiveB1
findbulmakverbA1
findingbulgunounB2
fineiyiadjectiveA1
fingerparmaknounA2
finishbitirmek / bitişverb / nounA1 / A2
fireateş / ateşe vermeknoun / verbA1 / A2
firmfirmanounB2
firstbirinci / ilkdet./number/adv./nounA1 / A2
fishbalık / balık tutmaknoun / verbA1 / A2
fishingbalıkçılıknounA2
fituymak / uygunverb / adjectiveA2
fitnesszindeliknounB1
fivebeşnumberA1
fixtamir etmek / tamirverb / nounA2 / B2
fixedsabitadjectiveB1
flagbayraknounB1
flamealevnounB2
flashflaş / parlamaknoun / verbB2
flatdüzadjectiveA2
flexibleesnekadjectiveB2
flightuçuşnounA1
floatyüzmek (suda)verbB2
floodsel / su baskınınoun / verbB1
floorzeminnounA1
flourunnounB1
flowakış / akmaknoun / verbB1
flowerçiçeknounA1
flugripnounA2
flyuçmak / uçuşverb / nounA1 / A2
flyinguçma / uçannoun / adjectiveA2
focusodaklanmak / odakverb / nounA2
foldkatlamak / kıvrımverb / nounB1 / B2
foldingkatlanabiliradjectiveB2
folkhalknoun / adjectiveB1
followtakip etmekverbA1
followingsonraki / takipçi / -den sonraadjective/noun/prepA2/B1/B2
foodyiyeceknounA1
footayaknounA1
footballfutbolnounA1
foriçinprepositionA1
forcegüç / zorlamaknoun / verbB1
foreignyabancıadjectiveA2
forestormannounA2
foreversonsuza dekadverbB1
forgetunutmakverbA1
forgiveaffetmekverbB2
forkçatalnounA2
formbiçim / oluşturmaknoun / verbA1
formalresmiadjectiveA2
formeröncekiadjectiveB2
fortunatelyneyse kiadverbA2
fortuneservet, talihnounB2
fortykırknumberA1
forwardileri / ileriyeadverb / adjectiveA2 / B2
foundkurmakverbB2
fourdörtnumberA1
fourteenon dörtnumberA1
fourthdördüncünumberA1
frameçerçeve / çerçevelemeknoun / verbB1
freeözgür / bedava / serbest bırakmakadjective / adverb / verbA1 / A2 / B2
freedomözgürlüknounB2
freezedonmakverbB1
frequencysıklıknounB2
frequentlysık sıkadverbB1
freshtazeadjectiveA2
FridayCumanounA1
friendarkadaşnounA1
friendlyarkadaşçaadjectiveA1
friendshipdostluknounB1
frightenkorkutmakverbB1
frightenedkorkmuşadjectiveB1
frighteningkorkutucuadjectiveB1
frogkurbağanounA2
from-den, -danprepositionA1
frontönnoun / adjectiveA1
frozendonmuşadjectiveB1
fruitmeyvenounA1
frykızartmakverbB1
fuelyakıt / yakıt sağlamaknoun / verbB1 / B2
fulldoluadjectiveA1
fullytamamenadverbB2
funeğlence / eğlencelinoun / adjectiveA1 / A2
functionişlev / çalışmaknoun / verbB1 / B2
fundfon / fon sağlamaknoun / verbB2
fundamentaltemeladjectiveB2
fundingfinansmannounB2
funnykomikadjectiveA1
furkürknounB1
furnituremobilyanounA2
furtherdaha fazla / ileriadjective / adverbA2 / B1
furthermoreayrıcaadverbB2
futuregeleceknoun / adjectiveA1 / A2

G

KelimeAnlamıTürüSeviye
gainkazanmak / kazançverb / nounB2
gallerygalerinounA2
gameoyunnounA1
gangçetenounB2
gapboşluk, farknounA2
garagegarajnounB1
garbageçöpnounA2
gardenbahçenounA1
gasgaznounA2
gatekapı (bahçe, havaalanı vb.)nounA2
gathertoplamakverbB1
generalgeneladjectiveA2
generallygenellikleadverbB1
generateüretmekverbB2
generationnesilnounB1
generouscömertadjectiveB1
genretür (sanat, müzik vb.)nounB2
gentlenazikadjectiveB1
gentlemanbeyefendinounB1
geographycoğrafyanounA1
getalmak, elde etmekverbA1
ghosthayaletnounB1
giantdev / devasaadjective / nounB1
gifthediyenounA2
girlkıznounA1
girlfriendkız arkadaşnounA1
givevermekverbA1
gladmemnunadjectiveB1
glasscam / bardaknounA1
globalküreseladjectiveB1
gloveeldivennounB1
gogitmek / gidişverb / nounA1 / B1
goalhedef / golnounA2
godtanrınounA2
goldaltınnoun / adjectiveA2
golfgolfnounA2
goodiyi / iyilikadjective / nounA1 / A2
goodbyehoşça kal / elvedaexclam. / nounA1
goodsmallarnounB2
governyönetmekverbB2
governmenthükümetnounA2
governorvalinounB2
grabkapmak, yakalamakverbB2
gradenot, derece / not vermeknoun / verbB1 / B2
graduallyyavaş yavaşadverbB2
graduatemezun / mezun olmaknoun / verbB1
graintahılnounB1
grandgörkemliadjectiveB2
grandfatherbüyükbabanounA1
grandmotherbüyükannenounA1
grandparentbüyükanne veya büyükbabanounA1
grantvermek / hibeverb / nounB2
grassçimnounA2
gratefulminnettaradjectiveB1
graygriadjective / nounA1
greatharika, büyükadjectiveA1
greenyeşiladjective / nounA1
greetselamlamakverbA2
grocerybakkal, marketnounA2
groundyer, zeminnounA2
groupgrupnounA1
growbüyümekverbA1
growthbüyümenounB1
guaranteegaranti / garanti etmekverb / nounB2
guardkoruma / korumaknoun / verbB1
guesstahmin etmek / tahminverb / nounA1
guestmisafirnounA2
guiderehber / rehberlik etmeknoun / verbA2
guiltysuçluadjectiveB1
guitargitarnounA1
gunsilahnounA2
guyadamnounA2
gymspor salonunounA1

H

KelimeAnlamıTürüSeviye
habitalışkanlıknounA2
hairsaçnounA1
halfyarımnoun / det. / pron.A1
hallsalonnounA2
handel / uzatmaknoun / verbA1 / B1
handleidare etmek / tutacakverb / nounB2
hangasmakverbB1
happenolmakverbA1
happilymutlu bir şekildeadverbA2
happinessmutluluknounB1
happymutluadjectiveA1
hardzor / sert / sıkıadjective / adverbA1
hardlyneredeyse hiçadverbB1
harmzarar / zarar vermeknoun / verbB2
harmfulzararlıadjectiveB2
hatşapkanounA1
hatenefret etmek / nefretverb / nounA1 / B1
havesahip olmakverbA1
have to-meli, -malımodal verbA1
heo (erkek)pronounA1
headbaş / yönetmeknoun / verbA1 / B1
headachebaş ağrısınounA2
headlinemanşetnounB1
healthsağlıknounA1
healthysağlıklıadjectiveA1
hearduymakverbA1
hearingişitmenounB2
heartkalpnounA2
heatısı / ısıtmaknoun / verbA2
heatingısıtma sisteminounB1
heavencennetnounB2
heavilyyoğun bir şekildeadverbB1
heavyağıradjectiveA2
heeltopuknounB2
heightyüksekliknounA2
helicopterhelikopternounB1
hellcehennemnounB2
hellomerhabaexclam. / nounA1
helpyardım etmek / yardımverb / nounA1
helpfulyardımcıadjectiveA2
herona / onunpronoun / determinerA1
hereburadaadverbA1
herokahramannounA2
hersonunkipronounA2
herselfkendisipronounA2
hesitatetereddüt etmekverbB2
heyheyexclam.A1
hiselamexclam.A1
hidesaklamak, gizlenmekverbA2
highyüksek / yükseğe / zirveadjective / adverb / nounA1 / A2 / B2
highlightvurgulamak / en önemli kısımverb / nounB1
highlyoldukçaadverbB1
highwayotoyolnounB1
hilltepenounA2
himona / onupronounA1
himselfkendisipronounA2
hirekiralamak / işe almak / kiraverb / nounB1 / B2
hisonundeterminer / pronounA1 / A2
historictarihi (önemli)adjectiveB1
historicaltarihseladjectiveB1
historytarihnounA1
hitvurmak / darbeverb / nounA2
hobbyhobinounA1
hockeyhokeynounA2
holdtutmak / düzenlemek / tutmaverb / nounA2 / B2
holedeliknounA2
holidaytatilnounA2
hollowiçi boşadjectiveB2
holykutsaladjectiveB2
homeev / evde / ev ile ilgilinoun / adverb / adjectiveA1 / A2
homeworködevnounA1
honestdürüstadjectiveB1
honoronur / onurlandırmaknoun / verbB2
hopeummak / umutverb / nounA1 / A2
horriblekorkunçadjectiveB1
horrordehşetnounB1
horseatnounA1
hospitalhastanenounA1
hostev sahibi / sunmaknoun / verbB1 / B2
hotsıcakadjectiveA1
hotelotelnounA1
hoursaatnounA1
houseev / barındırmaknoun / verbA1
householdhane, ev halkınounB2
housingkonutnounB2
hownasıladverbA1
howeverancakadverbA1
hugekocamanadjectiveA2
humaninsanadjective / nounA2
humormizahnounB2
humorousmizahiadjectiveB2
hundredyüznumberA1
hungryadjectiveA1
huntavlamakverbB1
huntingavcılıknounB2
hurricanekasırganounB1
hurryacele / acele etmeknoun / verbB1
hurtincitmek / yaralı / yaraverb / adjective / nounA2 / B2
husbandkocanounA1

I

KelimeAnlamıTürüSeviye
IbenpronounA1
icebuznounA1
ice creamdondurmanounA1
ideafikirnounA1
idealideal / mükemmel / ülküadjective / nounA2 / B2
identifytanımlamakverbA2
identitykimliknounB1
ifeğerconjunctionA1
ignoregöz ardı etmekverbB1
illhastaadjectiveA2
illegalyasa dışıadjectiveB1
illnesshastalıknounA2
illustrateörneklemek, resimlemekverbB2
illustrationillüstrasyon, resimnounB2
imageimaj, görüntünounA2
imaginaryhayaliadjectiveB1
imaginationhayal gücünounB2
imaginehayal etmekverbA1
immediatederhal, aciladjectiveB1
immediatelyhemenadverbA2
immigrantgöçmennounB1
impactetki / etkilemeknoun / verbB1
impatientsabırsızadjectiveB2
implyima etmekverbB2
importithalat / ithal etmeknoun / verbB1
importanceönemnounB1
importantönemliadjectiveA1
imposedayatmakverbB2
impossibleimkansızadjectiveA2
impressetkilemekverbB2
impressedetkilenmişadjectiveB2
impressionizlenimnounB1
impressiveetkileyiciadjectiveB1
improvegeliştirmekverbA1
improvementgelişmenounB1
iniçindeprep. / adv.A1
inchinçnounB2
incidentolaynounB2
includedahil etmekverbA1
includeddahil edilmişadjectiveA2
includingdahilprepositionA2
incomegelirnounB2
increaseartırmak / artışverb / nounA2
increasinglygiderek artan şekildeadverbB2
incredibleinanılmazadjectiveA2
incrediblyinanılmaz şekildeadverbB1
indeedgerçektenadverbB1
independentbağımsızadjectiveA2
indicatebelirtmekverbB1
indirectdolaylıadjectiveB1
individualbirey / bireyselnoun / adjectiveA2
indoorkapalı alanadjectiveB1
indoorsiçerdeadverbB1
industrialendüstriyeladjectiveB2
industrysanayinounA2
infectionenfeksiyonnounB2
influenceetki / etkilemeknoun / verbB1
informbilgilendirmekverbB2
informalresmi olmayanadjectiveA2
informationbilginounA1
ingredientiçerik, malzemenounB1
initialilkadjectiveB2
initiallybaşlangıçtaadverbB2
initiativegirişimnounB2
injureyaralamakverbB1
injuredyaralıadjectiveB1
injuryyaralanmanounA2
inneradjectiveB2
innocentmasumadjectiveB1
inquirysoruşturmanounB2
insectböceknounA2
insideiçinde / iç / içeriprep. / adv. / noun / adjectiveA2
insightkavrayışnounB2
insistısrar etmekverbB2
inspireilham vermekverbB2
installkurmakverbB2
instanceörneknounB2
insteadyerineadverbA2
instituteenstitünounB2
institutionkurumnounB2
instructiontalimatnounA2
instructoreğitmennounA2
instrumentalet, enstrümannounA2
insurancesigortanounB2
intelligencezekanounB1
intelligentzekiadjectiveA2
intendniyet etmekverbB1
intendedplanlananadjectiveB2
intenseyoğunadjectiveB2
intentionniyetnounB1
interestilgi / ilgilenmeknoun / verbA1
interestedilgiliadjectiveA1
interestingilginçadjectiveA1
internaldahiliadjectiveB2
internationaluluslararasıadjectiveA2
internetinternetnounA1
interpretyorumlamak, tercüme etmekverbB2
interruptsözünü kesmekverbB2
interviewröportaj / röportaj yapmaknoun / verbA1
intoiçineprepositionA1
introducetanıtmakverbA1
introductiontanıtımnounA2
inventicat etmekverbA2
inventionicatnounA2
investyatırım yapmakverbB1
investigatearaştırmakverbB1
investigationsoruşturmanounB2
investmentyatırımnounB2
invitationdavetiyenounA2
invitedavet etmekverbA2
involvedahil olmakverbA2
involveddahiladjectiveB1
ironütü / ütülemeknoun / verbB1
islandadanounA1
issuekonu / yayımlamaknoun / verbB1 / B2
ITbilgi teknolojisinounB1
ito (cansız / hayvan)pronounA1
itemöğenounA2
itsonundeterminerA1
itselfkendipronounA2

J

KelimeAnlamıTürüSeviye
jacketceketnounA1
jamreçel / tıkanıklıknounA2
JanuaryOcaknounA1
jazzcaznounA2
jeanskot pantolonnounA1
jewelrymücevhernounA2
jobnounA1
joinkatılmakverbA1
jokeşaka / şaka yapmaknoun / verbA2
journaldergi / günlüknounB1
journalistgazetecinounA2
journeyseyahatnounB1
joysevinçnounB2
judgeyargıç / yargılamaknoun / verbB1
judgmentyargı, hükümnounB2
juicemeyve suyunounA1
JulyTemmuznounA1
jumpzıplamak / zıplamaverb / nounA2
JuneHazirannounA1
juniorkıdemsiz, gençadjectiveB2
justsadece / az önceadverbA1
justiceadaletnounB2

K

KelimeAnlamıTürüSeviye
keeptutmak, saklamakverbA1
keyanahtar / önemlinoun / adjective / verbA1 / B1
keyboardklavyenounB1
kicktekme / tekme atmakverb / nounB1
kidçocuknounA2
killöldürmekverbA2
killingöldürmenounB1
kilometerkilometrenounA2
kind (type)tür, çeşitnounA1
kind (caring)nazikadjectiveB1
kingkralnounA2
kissöpmek / öpücükverb / nounB1
kitchenmutfaknounA1
kneediznounA2
knifebıçaknounA2
knockkapıyı çalmak / vurmakverb / nounA2 / B1
knowbilmekverbA1
knowledgebilginounA2

L

KelimeAnlamıTürüSeviye
lablaboratuvarnounA2
labeletiket / etiketlemeknoun / verbB1
laborişgücü, emeknounB2
laboratorylaboratuvarnounB1
lackeksiklik / eksik olmaknoun / verbB1
ladyhanımefendinounA2
lakegölnounA2
lamplambanounA2
landkara / karaya inmeknoun / verbA1 / A2
landscapemanzaranounB2
languagedilnounA1
laptopdizüstü bilgisayarnounA2
largebüyükadjectiveA1
largelybüyük ölçüdeadverbB2
last (final)sondeterminer / adv / nounA1 / A2
last (time)sürmekverbA2
lategeçadj / advA1
latersonraadv / adjA1 / A2
latesten sonadj / nounB1 / B2
laughgülmek / kahkahaverb / nounA1
laughterkahkahanounA2
launchbaşlatmak / fırlatmakverb / nounB2
lawhukuk, yasanounA2
lawyeravukatnounA2
laykoymakverbB1
layerkatmannounB1
lazytembeladjectiveA2
leadyönetmek / öncülük / kurşunverb / nounA2 / B1
leaderlidernounA2
leadershipliderliknounB2
leadingönde gelenadjectiveB1
leafyapraknounB1
leaguelignounB2
leanyaslanmak, eğilmekverbB2
learnöğrenmekverbA1
learningöğrenmenounA2
leasten azdet / pron / advA2
leatherderinounB1
leaveayrılmak / izin, tatilverb / nounA1 / B2
lectureders, konferans / ders vermeknoun / verbA2
leftsoladj / adv / nounA1
legbacaknounA1
legalyasaladjectiveB1
leisureboş zamannounB1
lemonlimonnounA2
lendödünç vermekverbA2
lengthuzunluknounB1
lessdaha azdet / pron / advA2
lessondersnounA1
letizin vermekverbA1
lettermektup / harfnounA1
levelseviye / düzleştirmeknoun / adj / verbA2 / B1 / B2
librarykütüphanenounA1
licenselisansnounB2
lie (rest)uzanmakverbA1
lie (false)yalan söylemek / yalanverb / nounB1
lifeyaşam, hayatnounA1
lifestyleyaşam tarzınounA2
liftkaldırmak / asansörverbA2
light (lamp)ışık / aydınlatmaknoun / adj / verbA1 / A2
light (weight)hafifadjectiveA2
like (similar)gibiprepositionA1
like (enjoy)beğenmek / hoşlanmakverb / nounA1 / B1
likelymuhtemeladjectiveA2
limitsınır / sınırlamaknoun / verbB1
limitedsınırlıadjectiveB2
lineçizgi / sıraya koymaknoun / verbA1 / B2
linkbağlantı / bağlamaknoun / verbA2
lionaslannounA1
lipdudaknounB1
liquidsıvınoun / adjectiveB1
listliste / listelemeknoun / verbA1
listendinlemekverbA1
listenerdinleyicinounA2
literatureedebiyatnounB1
littleküçük / azadjective / det / advA1 / A2
live (reside)yaşamakverbA1
live (event)canlıadjective / adverbB1
livelycanlı, hareketliadjectiveB2
livingyaşam / yaşayanadjective / nounB1
loadyük / yüklemeknoun / verbB2
loankredi, borçnounB2
localyereladjective / nounA1 / B1
locateyerini belirlemekverbB1
locatedkonumlanmışadjectiveB1
locationkonumnounB1
lockkilitlemek / kilitverb / nounA2
logicalmantıklıadjectiveB2
lonelyyalnızadjectiveB1
longuzunadjective / adverbA1
long-termuzun vadeliadjective / adverbB2
lookbakmak / görünüşverb / nounA1 / A2
loosegevşekadjectiveB2
lordlord, beynounB2
losekaybetmekverbA1
losskayıpnounB1
lostkaybolmuşadjectiveA2
lotçokpron / det / advA1
loudyüksek sesliadjective / adverbA2
loudlyyüksek sesleadverbA2
lovesevmek / aşknoun / verbA1
lowdüşükadjective / adverb / nounA2 / B2
lowerdüşürmekverbB2
luckşansnounA2
luckyşanslıadjectiveA2
lunchöğle yemeğinounA1
lungakciğernounB2
luxurylüksnounB1

M

KelimeAnlamıTürüSeviye
machinemakinenounA1
maddeli, kızgınadjectiveB1
magazinederginounA1
magicsihir / sihirlinoun / adjectiveB1
mailposta / göndermeknoun / verbA2
mainana, başlıcaadjectiveA1
mainlyesas olarakadverbB1
maintainsürdürmek, bakım yapmakverbB2
majorana / büyük / branşadjective / nounA2 / B2
majorityçoğunluknounB2
makeyapmak / tür, markaverb / nounA1 / B2
maleerkekadjective / nounA2
mallalışveriş merkezinounA1
manadamnounA1
manageyönetmekverbA2
managementyönetimnounB1
manageryöneticinounA2
mannertarz, tavırnounA2
manybirçokdeterminer / pronounA1
mapharita / haritalandırmaknoun / verbA1 / B2
MarchMartnounA1
markişaret / işaretlemekverb / nounA2
marketpazar / pazarlamaknoun / verbA1 / B1
marketingpazarlamanounB1
marriageevliliknounB1
marriedevliadjectiveA1
marryevlenmekverbA2
masskitle / kütle / toplunoun / adjectiveB2
massiveçok büyük, muazzamadjectiveB2
masterusta / ustalaşmaknoun / verbB2
matchmaç / eşleşmeknoun / verbA1
matchinguyumluadjectiveB2
materialmalzeme / maddinoun / adjectiveA2 / B2
mathmatematiknounA2
mathematicsmatematiknounA2
mattermesele, konu / önemli olmaknoun / verbA2
maximumen yüksek / maksimumadjective / nounB2
MayMayısnounA1
may-ebilmek (olasılık)modal verbA2
maybebelkiadverbA1
mayorbelediye başkanınounA2
mebeni, banapronounA1
mealöğünnounA1
meananlamına gelmekverbA1
meaninganlamnounA1
meansaraç, yöntemnounB2
meanwhilebu aradaadverbB1
measureölçmek / ölçüverb / nounB1
measurementölçümnounB2
meatetnounA1
mediamedyanounA2
medicaltıbbiadjectiveA2
medicineilaçnounA2
mediumorta / ortamadjective / nounB1 / B2
meettanışmak, buluşmakverbA1
meetingtoplantınounA1
melterimekverbB2
memberüyenounA1
memoryhafızanounA2
mentalzihinseladjectiveB1
mentionbahsetmek / bahsetmeverb / nounA2 / B1
menumenünounA1
messdağınıklık / karıştırmaknoun / verbB1
messagemesajnounA1
metalmetalnounA2
metermetrenounA1
methodyöntemnounA2
middleortanoun / adjectiveA2
midnightgece yarısınounA1
might-ebilir (olasılık)modal verbA2
mildhafifadjectiveB1
milemilnounA1
militaryaskeriadjective / nounB2
milksütnounA1
millionmilyonnumberA1
mindzihin / umursamaknoun / verbA2
mine (my)benimkipronounA2
mine (hole)madennounB1
mineralmineralnounB2
minimumen az / minimumadjective / nounB2
ministerbakannounB2
minorönemsiz, küçükadjectiveB2
minorityazınlıknounB2
minutedakikanounA1
mirroraynanounA2
missözlemek / ıskalamakverbA1
missingkayıpadjectiveA2
missiongörevnounB2
mistakehata / yanlış yapmaknoun / verbA1 / B2
mixkarıştırmak / karışımverb / nounB1
mixedkarışıkadjectiveB2
mixturekarışımnounB1
modelmodel / model olmaknoun / verbA1 / B2
modernmodernadjectiveA1
modifydeğiştirmekverbB2
momannenounA1
momentannounA1
MondayPazartesinounA1
moneyparanounA1
monitorekran, monitör / izlemeknoun / verbB2
monkeymaymunnounA2
monthaynounA1
moodruh halinounB1
moonay (uydu)nounA2
moralahlaki / ahlakadjective / nounB2
moredaha çokdet / pron / advA1
morningsabahnounA1
mosten çokdet / pron / advA1
mostlyçoğunluklaadverbA2
motherannenounA1
motormotornoun / adjectiveB2
motorcyclemotosikletnounA2
mountüzerine çıkmak, monte etmekverbB2
mountaindağnounA1
mousefarenounA1
mouthağıznounA1
movehareket etmek / hamleverb / nounA1 / B1
movementhareketnounA2
moviefilmnounA1
muchçokdet / pron / advA1
mudçamurnounB1
multipleçokluadjectiveB2
multiplyçarpmakverbB2
murdercinayet / öldürmeknoun / verbB1
musclekasnounB1
museummüzenounA1
musicmüziknounA1
musicalmüzikal / müzikle ilgiliadjective / nounA2 / B1
musicianmüzisyennounA2
must-meli, -malımodal verbA1
mybenimdeterminerA1
myselfkendimpronounA2
mysteriousgizemliadjectiveB2
mysterygizemnounB1

N

KelimeAnlamıTürüSeviye
nailtırnak / çivinounB1
nameisim / adlandırmaknoun / verbA1
narrativehikâye, anlatı / anlatı biçimindenoun / adjectiveB1
narrowdar / daraltmakadjective / verbA2 / B2
nationulusnounB1
nationalulusal / vatandaşadjective / nounA2 / B2
nativeyerli, ana dil / yerli kimseadjective / nounB1
naturaldoğaladjectiveA1
naturallydoğal olarakadverbB1
naturedoğanounA2
nearyakın / yakınındaprep / adjective / advA1
nearlyneredeyseadverbA2
neatdüzenli, tertipliadjectiveB1
necessarilymutlakaadverbB1
necessarygerekliadjectiveA2
neckboyunnounA2
needihtiyaç duymak / ihtiyaç / -meliverb / noun / modal vA1 / A2 / B1
needleiğnenounB1
negativeolumsuzadjective / nounA1 / B2
neighborkomşunounA1
neighborhoodmahallenounA1
neitherhiçbirideterminer / pronoun / adverbA2 / B1
nervesinirnounB2
nervousgerginadjectiveA2
netağ / netnounB1
networkağ, şebekenounA2
neveraslaadverbA1
neverthelessyine deadverbB2
newyeniadjectiveA1
newshabernounA1
newspapergazetenounA1
nextsonraki / sonra / sıradakiadjective / adverb / nounA1 / B1
next tobitişiğindeprepositionA1
nicegüzel, hoşadjectiveA1
nightgecenounA1
nightmarekâbusnounB2
ninedokuznumberA1
nineteenon dokuznumberA1
ninetydoksannumberA1
nohayır / yokexclamation / determinerA1
no onekimsepronounA1
nobodykimsepronounA1
noisegürültünounA2
noisygürültülüadjectiveA2
nonehiçbiripronounA2
norne… ne deconjunction / adverbB1
normalnormaladjective / nounA2 / B1
normallynormaldeadverbA2
northkuzeynoun / adjective / advA1
northernkuzeyliadjectiveB1
noseburunnounA1
notdeğil / -me, -maadverbA1
notenot / fark etmeknoun / verbA1 / B1
nothinghiçbir şeypronounA1
noticefark etmek / ilanverb / nounA2
notiondüşünce, kavramnounB2
novelromannounA2
NovemberKasımnounA1
nowşimdi / madem kiadverb / conjunctionA1 / B1
nowherehiçbir yeradverbA2
nuclearnükleeradjectiveB1
numbersayı / numaralandırmaknoun / verbA1 / A2
numeroussayısızadjectiveB2
nursehemşirenounA1
nutfındık, ceviz vb.nounA2

O

KelimeAnlamıTürüSeviye
obeyitaat etmekverbB2
objectnesne / itiraz etmeknoun / verbA1 / B2
objectiveamaç, hedef / nesnelnoun / adjectiveB2
obligationzorunluluknounB2
observationgözlemnounB2
observegözlemlemekverbB2
obtainelde etmekverbB2
obviousaçık, belliadjectiveB1
obviouslyaçıkçaadverbB1
occasionözel durum, fırsatnounB1
occasionallyara sıraadverbB2
occurmeydana gelmekverbB1
oceanokyanusnounA1
o’clocksaatindeadverbA1
OctoberEkimnounA1
oddgarip, tek (sayı)adjectiveB1
of-ın, -inprepositionA1
offkapalı, devre dışı / -den uzakadverb / prepositionA1
offendgücendirmekverbB2
offensesuç, kabahatnounB2
offensivesaldırgan, kırıcıadjectiveB2
offerteklif etmek / teklifverb / nounA2
officeofisnounA1
officermemur, subaynounA2
officialresmi / yetkili kişiadjective / nounB1 / B2
oftensık sıkadverbA1
ohah, ohexclamationA1
oilyağ, petrolnounA2
OKtamam, iyiexclamation / adj./advA1
oldyaşlı, eskiadjectiveA1
old-fashionedmodası geçmişadjectiveB1
onüzerinde / açıkpreposition / adverbA1
oncebir kez / -ıncaadverb / conjunctionA1 / B1
onebir / birinumber / pronoun / detA1
onionsoğannounA1
onlineçevrim içiadjective / adverbA1
onlysadeceadjective / adverbA1
ontoüzerineprepositionA2
openaçık / açmakadjective / verbA1
openingaçılış, başlangıçnounB2
operateişletmek, çalıştırmak, ameliyat yapmakverbB2
operationoperasyon, işlemnounB1
opinionfikirnounA1
opponentrakipnounB2
opportunityfırsatnounA2
opposekarşı çıkmakverbB2
opposedkarşıadjectiveB2
oppositekarşı / karşıtadjective / adverb / preposition / nounA1
oppositionmuhalefet, karşıtlıknounB2
optionseçeneknounA2
orveyaconjunctionA1
orangeportakal / turuncunoun / adjectiveA1
ordersipariş, düzen / sipariş vermeknoun / verbA1
ordinarysıradanadjectiveA2
organorgannounB2
organizationorganizasyon, kuruluşnounA2
organizedüzenlemekverbA2
organizeddüzenliadjectiveB1
organizerdüzenleyici kişi / planlayıcınounB1
originkökennounB2
originalözgün, orijinal / asıladjective / nounA2 / B1
originallyaslında, başlangıçtaadverbB1
otherdiğeradjective / pronounA1
otherwiseaksi takdirdeadverbB2
ought-meli, -malımodal verbB1
ourbizimdeterminerA1
oursbizimkipronounB1
ourselveskendimizpronounA2
outdışarıadverb / prepositionA1
outcomesonuçnounB2
outdooraçık hava ile ilgiliadjectiveB1
outdoorsdışarıdaadverbB1
outerdışadjectiveB2
outlineana hat, taslak / ana hatlarıyla belirtmeknoun / verbB2
outsidedışarı / dışındaadverb / preposition / noun / adjectiveA1 / A2
ovenfırınnounA2
overüzerinde / bitmişpreposition / adverbA1
overallgenel / genel olarakadjective / adverbB2
overseasdenizaşırıadverb / adjectiveA2 / B1
oweborçlu olmakverbB2
ownkendi / sahip olmakadjective / pronoun / verbA1 / A2
ownersahipnounA2

P

KelimeAnlamıTürüSeviye
pacetempo, adım / adımlamaknoun / verbB2
packpaketlemek / paketverb / nounA2 / B1
packagepaket / paketlemeknoun / verbB1 / B2
pagesayfanounA1
painağrınounA2
painfulacı vericiadjectiveB1
paintboyamak / boyaverb / nounA1
painterressam, boyacınounA2
paintingtablo, resimnounA1
pairçiftnounA1
palacesaraynounA2
palesolgunadjectiveB1
pantavanounB1
panelpanelnounB2
pantspantolonnounA1
paperkağıtnounA1
paragraphparagrafnounA1
parentebeveynnounA1
parkpark / park etmeknoun / verbA1
parkingpark etmenounA2
partkısım, bölümnounA1
participantkatılımcınounB2
participatekatılmakverbB1
particularbelirli, özeladjectiveA2
particularlyözellikleadverbB1
partlykısmenadverbB2
partnerortak, eşnounA1
partypartinounA1
passgeçmek / geçişverb / nounA2 / B1
passagegeçit, bölümnounB2
passengeryolcunounA2
passiontutkunounB1
passportpasaportnounA1
pastgeçmiş / -den geçeadjective / noun / preposition / adverbA1 / A2
pathyol, patikanounB1
patienthasta / sabırlınoun / adjectiveA2 / B2
patterndesen, modelnounA2
payödemek / ödemeverb / nounA1 / A2
paymentödemenounB1
peacebarışnounA2
peacefulhuzurluadjectiveB1
penkalemnounA1
pencilkurşun kalemnounA1
pennykuruşnounA2
peopleinsanlarnounA1
pepperbibernounA1
perbaşınaprepositionA2
percentyüzdenoun / adjective / adverbA2
percentageyüzde oranınounB1
perfectmükemmeladjectiveA1
perfectlymükemmel şekildeadverbB1
performyapmak, icra etmekverbA2
performanceperformans, gösterinounB1
perhapsbelkiadverbA2
perioddönem, noktanounA1
permanentkalıcıadjectiveB2
permissionizinnounA2
permitizin vermek / izin belgesiverb / nounB2
personkişinounA1
personalkişiseladjectiveA1
personalitykişiliknounA2
personallyşahsenadverbB1
perspectivebakış açısınounB2
persuadeikna etmekverbB1
petevcil hayvannounA2
phaseevre, aşamanounB2
phenomenonolgunounB2
philosophyfelsefenounB2
phonetelefon / telefon etmeknoun / verbA1
photofotoğrafnounA1
photographfotoğraf / fotoğraf çekmeknoun / verbA1 / A2
photographerfotoğrafçınounB1
photographyfotoğrafçılıknounB1
phraseifade, söz öbeğinounA1
physicalfizikseladjectiveA2
physicsfiziknounA2
pianopiyanonounA1
pickseçmek / seçimverb / nounA2 / B2
pictureresim / resmetmeknoun / verbA1 / B2
pieceparçanounA1
pigdomuznounA1
pileyığın / yığmaknoun / verbB2
pilotpilotnounA2
piniğne / iğnelemeknoun / verbB1
pinkpembeadjective / nounA1
pipeborunounB1
pitchsaha, perde, sunum yapmaknounB2
placeyer / yerleştirmeknoun / verbA1 / B1
plainsade, açıkadjectiveB2
planplan / plan yapmaknoun / verbA1
planeuçaknounA1
planetgezegennounA2
planningplanlamanounB1
plantbitki / ekmeknoun / verbA1 / A2
plasticplastiknoun / adjectiveA2
platetabaknounA2
platformplatform, peronnounA2
playoynamak / oyunverb / nounA1
playeroyuncunounA1
pleasanthoş, keyifliadjectiveB1
pleaselütfen / memnun etmekexclamation / verbA1 / A2
pleasedmemnunadjectiveA2
pleasurezevk, memnuniyetnounB1
plentybol miktarpronounB1
plothikaye konusu / komplo kurmaknoun / verbB1 / B2
plusartı / ayrıcapreposition / adjective / conjunction / nounB1 / B2
pocketcepnounA2
poemşiirnounB1
poetşairnounB1
poetryşiir sanatınounB1
pointnokta, işaret / işaret etmeknoun / verbA1 / B1
pointedsivri, keskinadjectiveB2
poisonzehir / zehirlemeknoun / verbB1
poisonouszehirliadjectiveB1
policepolisnounA1
policemanpolis memurunounA1
policypolitika, kuralnounB1
politekibaradjectiveA2
politicalsiyasiadjectiveB1
politicianpolitikacınounB1
politicssiyasetnounB1
pollutionkirliliknounA2
poolhavuznounA1
poorfakir, kötüadjectiveA1
poppop / patlama sesinoun / adjectiveA2
popularpopüleradjectiveA1
popularitypopülerliknounB2
populationnüfusnounA2
portlimannounB1
portraitportrenounB1
posepoz vermekverbB2
positionkonum / yerleştirmeknoun / verbA2 / B2
positiveolumlu / pozitifadjective / nounA1 / B2
possesssahip olmakverbB2
possessionsahiplik, eşyanounA2
possibilityolasılıknounA2
possiblemümkünadjectiveA1
possiblymuhtemelenadverbB1
postposta / postalamaknoun / verbA1
posterafişnounA2
pottencerenounB1
potatopatatesnounA1
potentialpotansiyeladjective / nounB2
poundpound, kilonounA1
pourdökmekverbB1
povertyyoksulluknounB1
powdertoznounB1
powergüç / çalıştırmaknoun / verbA2 / B2
powerfulgüçlüadjectiveB1
practicalpratikadjectiveB1
practicepratik, alıştırma / pratik yapmaknoun / verbA1
praiseövgü / övmeknoun / verbB2
praydua etmekverbB1
prayerduanounB1
predicttahmin etmekverbA2
predictiontahminnounB1
prefertercih etmekverbA1
pregnanthamileadjectiveB2
preparationhazırlıknounB2
preparehazırlamakverbA1
preparedhazırlanmışadjectiveB1
presencevarlıknounB2
presentmevcut, hediye / sunmakadjective / noun / verbA1 / A2
presentationsunumnounB1
preservekorumakverbB2
presidentbaşkannounA2
pressbasmak / basınverb / nounB1
pressurebaskı, basınçnounB1
pretendnumara yapmakverbB1
prettygüzel / oldukçaadjective / adverbA1
preventönlemekverbA2
previousöncekiadjectiveB1
previouslyöncedenadverbB1
pricefiyat / fiyat biçmeknoun / verbA1 / B2
priestrahipnounB1
primarybirincil, temeladjectiveB1
primeen iyi, başlıcaadjectiveB2
princeprensnounB1
princessprensesnounB1
principalmüdür / ana, başlıcanoun / adjectiveB1 / B2
principleilkenounB2
printbasmak / baskıverb / nounA2 / B2
printeryazıcınounA2
printingbaskınounB1
priorityönceliknounB2
prisonhapishanenounA2
prisonermahkûmnounB1
privacymahremiyetnounB2
privateözeladjectiveB1
prizeödülnounA2
probablymuhtemelenadverbA1
problemsorunnounA1
procedureprosedür, yöntemnounB2
processsüreç / işlemeknoun / verbA2 / B2
produceüretmek / üretim yapmakverbA2 / B2
produceryapımcınounB1
productürünnounA1
productionüretimnounB1
professionmesleknounB1
professionalprofesyoneladjective / nounA2 / B2
professorprofesörnounA2
profileprofilnounA2
profitkârnounB1
programprogram / program yapmaknoun / verbA1 / B1
progressilerleme / ilerlemeknoun / verbA2
projectproje / tasarlamaknoun / verbA1 / B2
promisesöz vermek / sözverb / nounA2
promoteterfi ettirmek, teşvik etmekverbB1
pronouncetelaffuz etmekverbA2
proofkanıtnounB2
properuygun, doğruadjectiveB1
properlydüzgün bir şekildeadverbB1
propertymülk, özelliknounB1
proposalteklif, önerinounB2
proposeönermekverbB2
prospectolasılık, beklentinounB2
protectkorumakverbA2
protectionkorumanounB2
protestprotesto / protesto etmeknoun / verbB1
proudgururluadjectiveB1
provekanıtlamakverbB1
providesağlamakverbA2
psychologistpsikolognounB2
psychologypsikolojinounB2
publichalka açık / halkadjective / nounA2
publicationyayınnounB2
publishyayımlamakverbA2
pullçekmek / çekişverb / nounA2 / B1
punishcezalandırmakverbB1
punishmentcezanounB1
purchasesatın almak / satın almanoun / verbB2
puresafadjectiveB2
purplemoradjective / nounA1
purposeamaçnounA2
pursuepeşinden gitmekverbB2
pushitmek / itişverb / nounA2 / B1
putkoymakverbA1

Q

KelimeAnlamıTürüSeviye
qualificationnitelik, yeterlilik belgesinounB1
qualifiednitelikli, yeterliadjectiveB1
qualifyhak kazanmak, yeterlilik kazanmakverbB1
qualitykalitenounA2
quantitymiktarnounA2
quarterçeyreknounA1
queenkraliçenounA2
questionsoru / sorgulamaknoun / verbA1 / A2
quickhızlıadjectiveA1
quicklyhızlıcaadverbA1
quietsessizadjectiveA1
quietlysessizceadverbA2
quitbırakmak, terk etmekverbB1
quiteoldukçaadverbA1
quotationalıntınounB1
quotealıntı yapmak / alıntıverb / nounB1

R

KelimeAnlamıTürüSeviye
race (competition)yarış (yarışma)noun / verbA2
race (of people)ırk (insan grubu)nounB1
racingyarış (spor dalı)nounB1
radioradyonounA1
railroaddemiryolunounA2
rainyağmur / yağmaknoun / verbA1
raiseartırmak, yükseltmek / artışverb / nounA2 / B1
rangearalık, çeşitlilik / sıralanmaknoun / verbB1 / B2
rankrütbe, derece / sıralamaknoun / verbB2
rapidhızlıadjectiveB2
rapidlyhızlıcaadverbB2
rarenadiradjectiveB1
rarelynadirenadverbB1
rateoran / derecelendirmeknoun / verbA2 / B2
ratheroldukça, daha çokadverbA2
rawçiğadjectiveB2
reachulaşmak / erişimverb / nounA2 / B2
reacttepki vermekverbA2
reactiontepkinounB1
readokumakverbA1
readerokurnounA1
readingokumanounA1
readyhazıradjectiveA1
realgerçekadjectiveA1
realisticgerçekçiadjectiveB2
realitygerçekliknounB1
realizefarkına varmakverbA2
reallygerçektenadverbA1
reasonsebepnounA1
reasonablemakuladjectiveB2
recallhatırlamakverbB2
receiptfiş, makbuznounB1
receivealmakverbA2
recentson, yakınadjectiveA2
recentlyson zamanlardaadverbA2
receptionresepsiyonnounA2
recipetarifnounA2
recognizetanımakverbA2
recommendtavsiye etmekverbA2
recommendationtavsiyenounB1
recordkayıt / kaydetmeknoun / verbA2
recordingkayıtnounA2
recoveriyileşmek, toparlanmakverbB2
recyclegeri dönüştürmekverbA2
redkırmızıadjective / nounA1
reduceazaltmakverbA2
reductionazalmanounB2
referatıfta bulunmakverbA2
referencereferansnounB1
reflectyansıtmakverbB1
refrigeratorbuzdolabınounA2
refusereddetmekverbA2
regarddikkate almak / saygıverb / nounB2
regionbölgenounA2
regionalbölgeseladjectiveB2
registerkaydetmek / kayıtverb / nounB2
regretpişman olmak / pişmanlıkverb / nounB2
regulardüzenliadjectiveA2
regularlydüzenli olarakadverbB1
regulationdüzenlemenounB2
rejectreddetmekverbB1
relateilişkilendirmekverbB1
relatedilgiliadjectiveB1
relationilişkinounB1
relationshipilişkinounA2
relativeakraba / göreceliadjective / nounB1
relativelynispetenadverbB2
relaxrahatlamakverbA1
relaxedrahatlamışadjectiveB1
relaxingrahatlatıcıadjectiveB1
releaseserbest bırakmak / yayınlamakverb / nounB1
relevantilgiliadjectiveB2
reliablegüveniliradjectiveB1
reliefrahatlamanounB2
religiondinnounB1
religiousdiniadjectiveB1
relygüvenmekverbB2
remainkalmakverbB1
remarkyorum yapmak / yorumnoun / verbB2
rememberhatırlamakverbA1
remindhatırlatmakverbB1
remoteuzakadjectiveB1
removeçıkarmakverbA2
rentkiralamak / kiranoun / verbB1
repaironarmak / onarımverb / nounA2 / B1
repeattekrar etmek / tekrarverb / nounA1 / B1
repeatedtekrarlananadjectiveB1
replaceyerine koymakverbA2
replycevap vermek / cevapverb / nounA2
reportrapor / rapor etmeknoun / verbA1 / A2
reportermuhabirnounA2
representtemsil etmekverbB1
representativetemsilci / temsil edennoun / adjectiveB2
reputationitibarnounB2
requestistek / talep etmeknoun / verbA2 / B1
requiregerektirmekverbB1
requirementgerekliliknounB2
rescuekurtarmak / kurtarmaverb / nounB2
researcharaştırma / araştırmaknoun / verbA2
researcheraraştırmacınounA2
reservationrezervasyonnounB1
reserveayırmak / rezervenoun / verbB2
residentikamet eden / sakinnoun / adjectiveB2
resistdirenmekverbB2
resolveçözmekverbB2
resorttatil köyünounB2
resourcekaynaknounB1
respectsaygı / saygı göstermeknoun / verbB1
respondyanıt vermekverbA2
responseyanıtnounA2
responsibilitysorumluluknounB1
responsiblesorumluadjectiveB1
rest (remaining part)geri kalan kısımnounA2
rest (sleep/relax)dinlenme / dinlenmeknoun / verbA2
restaurantrestorannounA1
resultsonuç / sonuçlanmaknoun / verbA1 / B1
retainmuhafaza etmekverbB2
retireemekli olmakverbB1
retiredemekliadjectiveB1
returndönmek / dönüşverb / nounA1
revealortaya çıkarmakverbB2
reviewgözden geçirmek / incelemenoun / verbA2
revisetekrar gözden geçirmekverbB1
revolutiondevrimnounB2
rewardödül / ödüllendirmeknoun / verbB2
rhythmritimnounB2
ricepirinçnounA1
richzenginadjectiveA1
ridkurtulmakverbB2
ridebinmek / yolculukverb / nounA1 / A2
rightdoğru / sağ / hakadjective / adverb / nounA1
ring1yüzüknounA2
ring2çalmak / zilverb / nounA2 / B1
riseyükselmek / yükselişverb / nounA2 / B2
riskrisk / riske atmaknoun / verbB1
rivernehirnounA1
roadyolnounA1
robotrobotnounB1
rock (stone)kayanounA2
rock (music)rock müziknounA2
rolerolnounA2
rollyuvarlanmak / yuvarlamaverb / nounB1
romanticromantikadjectiveB1
roofçatınounA2
roomodanounA1
rootköknounB2
ropehalatnounB1
roughpürüzlüadjectiveB1
roundyuvarlak / etrafındaadjective / adverb / preposition / nounA2 / B2
routerotanounA2
routinerutin / alışılmışnoun / adjectiveA1 / B2
row1sıranounB1
royalkraliyetadjectiveB1
rubovalamakverbB2
rubberkauçuk / lastiknoun / adjectiveB2
rudekabaadjectiveA2
rulekural / yönetmeknoun / verbA1 / B1
runkoşmak / koşuverb / nounA1 / A2
runnerkoşucunounA2
runningkoşunounA2
ruralkırsaladjectiveB2
rushacele etmek / aceleverb / nounB2

S

KelimeAnlamıTürüSeviye
sadüzgünadj.A1
sadlyüzgün bir şekildeadv.A2
safegüvenliadj.A2
safetygüvenliknounB1
sailyelken açmak / yelkenverb / nounA2 / B1
sailingyelken sporunounA2
sailordenizcinounB1
saladsalatanounA1
salarymaaşnounA2
salesatış, indirimnounA2
salttuznounA1
sameaynıadj. / pron. / adv.A1
sampleörnek / örneklemeknoun / verbB1 / B2
sandkumnounB1
sandwichsandviçnounA1
satelliteuydunounB2
satisfiedmemnunadj.B2
satisfytatmin etmekverbB2
SaturdayCumartesinounA1
saucesosnounA2
savekurtarmak / biriktirmekverbA2
savingtasarrufnounB2
saysöylemekverbA1
scaleölçeknounB2
scantaramakverbB1
scaredkorkmuşadj.A2
scarykorkutucuadj.A2
scenesahne, manzaranounA2
scheduleprogram, plan / programlamaknoun / verbA2 / B2
schoolokulnounA1
sciencebilimnounA1
scientificbilimseladj.B1
scientistbilim insanınounA1
scoreskor, puan / puan almakverb / nounA2
screamçığlık atmak / çığlıkverb / nounB2
screenekran / taramaknoun / verbA2 / B2
scriptsenaryonounB1
sculptureheykelnounB1
seadeniznounA2
searcharamak / aramanoun / verbA2
seasonmevsim, sezonnounA2
seatkoltuk / oturtmaknoun / verbA2 / B2
second (next after first)ikincidet. / number / adv.A1 / A2
second (unit of time)saniyenounA1
secondaryikincil, ortaokuladj.B1
secretsıradj. / nounA2
secretarysekreternounA2
sectionbölüm, kısımnounA1
sectorsektörnounB2
securegüvence altına almak / güvenliverb / adj.B2
securitygüvenliknounB1
seegörmekverbA1
seedtohumnounB1
seekaramak, peşinde olmakverbB2
seemgörünmekverbA2
selectseçmekverbB2
selectionseçimnounB2
selfbenliknounB2
sellsatmakverbA1
senatesenatonounB2
senatorsenatörnounB2
sendgöndermekverbA1
seniorkıdemli, yaşlıadj.B2
sensehis, anlam / hissetmeknoun / verbA2 / B2
sensiblemantıklıadj.B1
sensitivehassasadj.B2
sentencecümle / mahkûm etmeknoun / verbA1 / B2
separateayrı / ayırmakadj. / verbA2 / B1
SeptemberEylülnounA1
sequencesıra, dizinounB2
seriesdizi, serinounA2
seriousciddiadj.A2
seriouslyciddi şekildeadv.B1
servanthizmetçinounB1
servehizmet etmekverbA2
servicehizmetnounA2
sessionoturumnounB2
set (put)koymakverbB1
set (group)set, grupnounB1
settingortam, ayarnounB1
settleyerleşmek, çözmekverbB2
sevenyedinumberA1
seventeenon yedinumberA1
seventyyetmişnumberA1
severalbirkaçdet. / pron.A2
severeşiddetliadj.B2
sexcinsiyetnounB1
sexualcinseladj.B1
shadegölgenounB2
shadowgölgenounB2
shakesallamak / sarsıntıverb / nounA2 / B1
shall-ecek / -malımodal verbB2
shallowsığadj.B2
shameutançnounB2
shapeşekil / şekil vermeknoun / verbA2 / B2
sharepaylaşmak / payverb / nounA1 / B1
sharpkeskinadj.B1
sheo (kadın)pron.A1
sheepkoyunnounA1
sheetçarşaf, kağıt yaprağınounA2
shelfrafnounB1
shellkabuknounB1
shelterbarınak / barındırmaknoun / verbB2
shiftvardiya / değiştirmeknoun / verbB1 / B2
shineparlamakverbB1
shinyparlakadj.B1
shipgemi / göndermeknoun / verbA2 / B2
shirtgömleknounA1
shockşok / şok etmeknoun / verbB2
shockedşok olmuşadj.B2
shoeayakkabınounA1
shootateş etmek, çekim yapmakverbB1
shootingçekim, ateş etmenounB2
shopdükkan / alışveriş yapmaknoun / verbA1
shoppingalışverişnounA1
shortkısaadj.A1
shotatış, çekimnounB2
should-meli/-malımodal verbA1
shoulderomuznounA2
shoutbağırmak / bağırmaverb / nounA2
showgöstermek / gösteriverb / nounA1
showerduşnounA1
shutkapatmak / kapalıverb / adj.A2
shyutangaçadj.B1
sickhastaadj.A1
sidetarafnounA2
sightgörüş, manzaranounB1
signişaret / imzalamaknoun / verbA2
signalsinyal / sinyal vermeknoun / verbB1
significantönemliadj.B2
significantlyönemli ölçüdeadv.B2
silencesessizliknounB2
silentsessizadj.B1
silkipeknounB2
sillyaptalcaadj.B1
silvergümüşnoun / adj.A2
similarbenzeradj.A1
similaritybenzerliknounB1
similarlybenzer şekildeadv.B1
simplebasitadj.A2
simplybasitçeadv.B1
since-den beri / çünküprep. / conj. / adv.A2 / B1
sinceresamimiadj.B2
singşarkı söylemekverbA1
singerşarkıcınounA1
singingşarkı söylemenounA2
singletek / bekaradj. / nounA2
sinkbatmakverbB1
sirbay, efendimnounA2
sisterkız kardeşnounA1
sitoturmakverbA1
sitealan, sitenounA2
situationdurumnounA1
sixaltınumberA1
sixteenon altınumberA1
sixtyaltmışnumberA1
sizeboyutnounA2
skikayak yapmak / kayakverb / nounA2
skiingkayak sporunounA2
skillbecerinounA1
skincilt, derinounA2
skirteteknounA1
skygökyüzünounA2
slavekölenounB1
sleepuyumak / uykuverb / nounA1 / A2
slicedilim / dilimlemeknoun / verbB1
slidekaymak / kaydırakverb / nounB2
slighthafifadj.B2
slightlyhafifçeadv.B1
slipkaymakverbB2
slopeeğim / eğimli olmaknoun / verbB2
slowyavaş / yavaşlatmakadj. / verbA1 / B1
slowlyyavaşçaadv.A2
smallküçükadj.A1
smartakıllıadj.A1
smartphoneakıllı telefonnounA2
smellkoklamak / kokuverb / nounA2
smilegülmek / gülümsemeverb / nounA2
smokesigara içmek / dumanverb / nounA2
smokingsigara içmenounA2
smoothpürüzsüzadj.B1
snakeyılannounA1
sneakerspor ayakkabınounA2
snowkar / kar yağmaknoun / verbA1
sobu yüzden, çokadv. / conj.A1
soapsabunnounA2
soccerfutbolnounA2
socialsosyaladj.A2
societytoplumnounA2
sockçorapnounA2
softyumuşakadj.A2
softwareyazılımnounB1
soiltopraknounB1
solargüneş enerjisiyle ilgiliadj.B2
soldieraskernounA2
solidkatı / sağlamadj. / nounB1
solutionçözümnounA2
solveçözmekverbA2
somebazıdet. / pron.A1
somebodybiripron.A1
someonebirisipron.A1
somethingbir şeypron.A1
sometimesbazenadv.A1
somewhatbirazadv.B2
somewherebir yerdeadv. / pron.A2
sonoğulnounA1
songşarkınounA1
soonyakındaadv.A1
sorryüzgün / üzgünümadj. / exclam.A1
sorttür / sınıflandırmaknoun / verbA2 / B1
soulruhnounB2
soundses / ses çıkarmaknoun / verbA1
soupçorbanounA1
sourcekaynaknounA2
southgüneynoun / adj. / adv.A1
southerngüneydekiadj.B1
spaceuzay, boşluknounA1
speakkonuşmakverbA1
speakerkonuşmacı, hoparlörnounA2
specialözeladj.A1
specialistuzmannoun / adj.B2
speciestürnounB2
specificbelirliadj.A2
specificallyözellikleadv.B1
speechkonuşmanounA2
speedhız / hızlanmaknoun / verbA2 / B2
spellhecelemekverbA1
spellingyazımnounA1
spendharcamak, zaman geçirmekverbA1
spendingharcamanounB1
spicybaharatlıadj.B1
spiderörümceknounA2
spiritruh, moralnounB1
spiritualmaneviadj.B2
splitbölmek / bölünmeverb / nounB2
spokenkonuşulmuşadj.B1
sponsorsponsor / sponsor olmakverb / nounB2
spoonkaşıknounA2
sportspornounA1
spotnokta, yer / fark etmeknoun / verbB1 / B2
spreadyaymak / yayılmaverb / nounB1 / B2
springilkbahar / fırlamaknoun / verbA1 / B1
squarekare / meydanadj. / nounA2
stableistikrarlıadj.B2
stadiumstadyumnounB1
staffpersonelnounB1
stagesahne / düzenlemeknoun / verbA2 / B2
stairmerdiven basamağınounA2
stamppulnounA2
standayakta durmak / tezgahverb / nounA1 / B2
standardstandartnoun / adj.B1
staryıldız / rol almaknoun / verbA1 / A2
staredik dik bakmakverbB2
startbaşlamak / başlangıçverb / nounA1 / A2
stateeyalet, durum / belirtmeknoun / adj. / verbA2 / B1
statementifadenounA1
stationistasyonnounA1
statisticistatistiknounB1
statueheykelnounB1
statusstatü, durumnounB2
staykalmak / konaklamaverb / nounA1 / A2
steadyistikrarlıadj.B2
stealçalmakverbA2
steelçeliknounB2
steepdikadj.B2
stepadım / adım atmaknoun / verbA2 / B2
stick (push into/attach)yapıştırmakverbB1
stick (piece of wood)sopanounB1
stickyyapışkanadj.B2
stiffsertadj.B2
stillhâlâ / hareketsizadv. / adj.A1 / B1
stockstoknounB2
stomachmidenounA2
stonetaşnounA2
stopdurmak / durakverb / nounA1
storemağaza / depolamaknoun / verbA1 / B1
stormfırtınanounA2
storyhikâyenounA1
stoveocaknounA2
straightdüz / doğrudanadv. / adj.A2
strangegaripadj.A2
strangeryabancınounB1
strategystratejinounA2
streamakarsunounB2
streetsokaknounA1
strengthgüçnounB1
stressstres / vurgulamaknoun / verbA2
stretchgermek / esnemeverb / nounB2
strictkatıadj.B2
strikevurmak / grevverb / nounB2
stringipnounB1
stronggüçlüadj.A1
stronglygüçlü şekildeadv.B1
structureyapı / düzenlemeknoun / verbA2 / B2
strugglemücadele / mücadele etmekverb / nounB2
studentöğrencinounA1
studiostüdyonounB1
studyçalışmak / dersnoun / verbA1
stuffeşya / doldurmaknoun / verbB1 / B2
stupidaptaladj.A2
stylestilnounA1
subjectkonu / tabinoun / adj.A1 / B2
submitsunmakverbB2
substancemaddenounB1
subwaymetronounA2
succeedbaşarmakverbA2
successbaşarınounA1
successfulbaşarılıadj.A2
successfullybaşarılı bir şekildeadv.B1
suchböyle, bu türdet. / pron.A2
suddenaniadj.B1
suddenlyanidenadv.A2
sufferacı çekmekverbB1
sugarşekernounA1
suggestönermekverbA2
suggestionönerinounA2
suittakım elbise / uymaknoun / verbA2 / B1
suitableuygunadj.B1
sumtoplam / toplamaknoun / verbB2
summarizeözetlemekverbB1
summaryözetnounB1
summeryaznounA1
sungüneşnounA1
SundayPazarnounA1
supermarketsüpermarketnounA1
supplytedarik / tedarik etmeknoun / verbB1
supportdestek / desteklemekverb / nounA2
supporterdestekçinounB1
supposevarsaymakverbA2
sureeminadj.A1
surelykesinlikleadv.B1
surfaceyüzeynounB1
surgeryameliyatnounB2
surpriseşaşırtmak / sürpriznoun / verbA2
surprisedşaşırmışadj.A2
surprisingşaşırtıcıadj.A2
surroundçevrelemekverbB2
surroundingçevredekiadj.B2
surveyanket / araştırmaknoun / verbA2 / B2
survivehayatta kalmakverbB1
suspectşüphelenmek / şüpheliverb / nounB2
swearyemin etmek, küfretmekverbB2
sweaterkazaknounA1
sweepsüpürmekverbB2
sweettatlıadj.A2
swimyüzmek / yüzmeverb / nounA1 / B1
swimmingyüzmenounA1
switchdeğiştirmek / anahtarverb / nounB1 / B2
symbolsembolnounA2
sympathysempatinounB2
symptombelirtinounB1
systemsistemnounA2

T

KelimeAnlamıTürüSeviye
tablemasanounA1
tablettabletnounA2
tailkuyruknounB1
takealmak, götürmekverbA1
talehikâyenounB2
talentyeteneknounB1
talentedyetenekliadj.B1
talkkonuşmak / konuşmaverb / nounA1 / A2
talluzun, uzun boyluadj.A1
tanktank, deponounB2
tapebantnounB1
targethedef / hedeflemeknoun / verbA2 / B2
taskgörevnounA2
tastetat / tatmaknoun / verbA2
taxvergi / vergi koymaknoun / verbB1
taxitaksinounA1
teaçaynounA1
teachöğretmekverbA1
teacheröğretmennounA1
teachingöğretimnounA2
teamtakımnounA1
tear¹yırtmak / yırtıkverb / nounB2
tear²gözyaşınounB2
technicalteknikadj.B1
techniqueteknik, yöntemnounB1
technologyteknolojinounA2
teenageergenadj.A2
teenagergenç, ergennounA1
telephonetelefon / telefon etmeknoun / verbA1
televisiontelevizyonnounA1
tellsöylemekverbA1
temperaturesıcaklıknounA2
temporarygeçiciadj.B2
tenonnumberA1
tendeğiliminde olmakverbB1
tennistenisnounA1
tentçadırnounB1
termdönem, terim / adlandırmaknoun / verbA2 / B2
terriblekorkunçadj.A1
testtest / test etmeknoun / verbA1
textmetin / mesaj atmaknoun / verbA1 / A2
than-den, -danconj.A1
thankteşekkür etmekverbA1
thanksteşekkürlerexclam. / nounA1
thatşu, o / kidet. / pron. / conj. / adv.A1 / B1
thebelirli tanımlıkarticleA1
theatertiyatronounA1
theironlarındet.A1
theirsonlarınkipron.B1
themonları, onlarapron.A1
themetemanounB1
themselveskendileripron.A2
thensonra, o zamanadv.A1
theoryteorinounB1
therapyterapinounB2
thereoradaadv.A1
thereforebu nedenleadv.B1
theyonlarpron.A1
thickkalınadj.A2
thiefhırsıznounA2
thininceadj.A2
thingşeynounA1
thinkdüşünmekverbA1
thinkingdüşüncenounA2
thirdüçüncünumber / nounA1 / A2
thirstysusamışadj.A1
thirteenon üçnumberA1
thirtyotuznumberA1
thisbu / bu şekildedet. / pron. / adv.A1 / B1
though-e rağmenconj. / adv.B1
thoughtdüşüncenounA2
thousandbinnumberA1
threattehditnounB2
threatentehdit etmekverbB2
threeüçnumberA1
throatboğaznounB1
throughiçinden, boyuncaprep. / adv.A1
throughoutboyuncaprep. / adv.B1
throwatmakverbA2
ThursdayPerşembenounA1
thusböyleceadv.B2
ticketbiletnounA1
tiebağlamak / kravatverb / nounA2
tightsıkıadj.B1
till-e kadarconj. / prep.B1
timezaman / zamanlamaknoun / verbA1 / B2
tinyküçücükadj.B1
tipuç, bahşiş / bahşiş vermeknoun / verbA2 / B1
tirelastiknounB1
tiredyorgunadj.A1
titlebaşlık / başlık koymaknoun / verbA1 / B2
to-e, -a / mastar ekiprep. / infinitive markerA1
todaybugünadv. / nounA1
toeayak parmağınounB1
togetherbirlikteadv.A1
toilettuvaletnounA1
tomatodomatesnounA1
tomorrowyarınadv. / nounA1
tontonnounB1
tonetonnounB2
tonguedilnounB1
tonightbu geceadv. / nounA1
tooçok, -de/-daadv.A1
toolaraç, aletnounA2
toothdişnounA1
toptepe, üst / en üstnoun / adj.A2
topickonunounA1
totaltoplamadj. / nounB1
totallytamamenadv.B1
touchdokunmak / dokunuşverb / nounA2 / B1
toughzor, sertadj.B2
tourtur / tur atmaknoun / verbA2 / B1
tourismturizmnounA2
touristturistnounA1
toward-e doğruprep.A2
towelhavlunounA2
towerkulenounA2
townkasabanounA1
toyoyuncaknoun / adj.A2
trackpist, iz / izlemeknoun / verbA2 / B2
tradeticaret / ticaret yapmaknoun / verbB1
traditiongeleneknounA2
traditionalgelenekseladj.A2
traffictrafiknounA1
traintren / eğitmeknoun / verbA1 / A2
trainereğitmennounB1
trainingeğitimnounA2
transferaktarmak / aktarımverb / nounB2
transformdönüştürmekverbB2
transitiongeçişnounB2
translateçevirmekverbB1
translationçevirinounB1
transporttaşımakverbB1
transportationulaşımnounA2
trashçöpnounA2
travelseyahat etmek / seyahatverb / nounA1
travelergezginnounA2
treattedavi etmek, davranmakverbB1
treatmenttedavi, muamelenounB1
treeağaçnounA1
trendeğilim, modanounB1
trialduruşma, denemenounB2
trickhile / kandırmaknoun / verbB1
tripgezi / tökezlemeknoun / verbA1 / B2
tropicaltropikaladj.B2
troublesorun / rahatsız etmeknoun / verbA2 / B2
truckkamyonnounA1
TRUEdoğruadj.A1
trulygerçektenadv.B2
trustgüven / güvenmeknoun / verbB2
truthgerçeknounB1
trydenemek / denemeverb / nounA1 / B2
T-shirttişörtnounA1
tubetüpnounB1
TuesdaySalınounA1
tunemelodinounB2
tunneltünelnounB2
turndönmek / dönüşverb / nounA1
TVtelevizyonnounA1
twelveon ikinumberA1
twentyyirminumberA1
twiceiki kezadv.A1
twinikiznoun / adj.A2
twoikinumberA1
typetür / yazmaknoun / verbA1 / B1
typicaltipikadj.A2
typicallytipik olarakadv.B1

U

KelimeTürSeviyeAnlamı
uglyadj.B1Çirkin
ultimatelyadv.B2Sonunda, nihayetinde
umbrellan.A1Şemsiye
unableadj.B1Yapamaz, gücü yetmez
unclen.A1Amca, dayı
uncomfortableadj.B1Rahatsız
unconsciousadj.B2Bilinçsiz, baygın
underprep., adv.A1Altında
undergroundadj., adv.A2Yeraltı, yeraltında
understandv.A1Anlamak
understandingn.A2Anlayış
underwearn.B1İç çamaşırı
unemployedadj.B1İşsiz
unemploymentn.B1İşsizlik
unexpectedadj.B2Beklenmedik
unfairadj.B1Adil olmayan
unfortunatelyadv.A2Maalesef
unhappyadj.A2Mutsuz
uniformn.A2Üniforma
unionn.B1Birlik, sendika
uniqueadj.B2Eşsiz, benzersiz
unitn.A2Birim
unitedadj.A2Birleşmiş
universen.B2Evren
universityn.A1Üniversite
unknownadj.B2Bilinmeyen
unlessconj.B1-madıkça, -mezse
unlikeprep.B1-den farklı
unlikelyadj.B1Olası olmayan
unnecessaryadj.B1Gereksiz
unpleasantadj.B1Hoş olmayan
untilconj./prep.A1-e kadar
unusualadj.A2Alışılmadık
upadv., prep.A1Yukarı, yukarıya
updatev., n.B1Güncellemek, güncelleme
uponprep.B1Üzerinde
upperadj.B2Üst, yukarıdaki
upsetadj., v.B1Üzgün; üzmek
upstairsadv.A1Üst katta
upstairsadj.A2Üst kattaki
upwardadv.B2Yukarı doğru
urbanadj.B2Kentsel
urgev.B2Israrla istemek, teşvik etmek
uspron.A1Bizi, bize
usev.A1Kullanmak
usen.A2Kullanım
used¹adj.B1Kullanılmış
used²adj.B1Alışık
used tomodal v.A2Eskiden yapardı
usefuladj.A1Faydalı
usern.A2Kullanıcı
usualadj.A2Alışılmış
usuallyadv.A1Genellikle

V

KelimeTürSeviyeAnlamı
vacationn.A1Tatil
valleyn.A2Vadi
valuableadj.B1Değerli
valuen.B1Değer
valuev.B2Değer vermek
vann.B2Kamyonet, minibüs
varietyn.A2Çeşitlilik
variousadj.B1Çeşitli
varyv.B2Değişmek
vastadj.B2Engin, çok geniş
vegetablen.A1Sebze
vehiclen.A2Araç
venuen.B2Mekân, etkinlik yeri
versionn.B1Sürüm, versiyon
veryadv.A1Çok
veryadj.B2Tam, bizzat
viaprep.B2Aracılığıyla, üzerinden
victimn.B1Kurban, mağdur
victoryn.B2Zafer
videon.A1Video
viewn.A2Görünüm, manzara
viewv.B1Görmek, incelemek
viewern.B1İzleyici
villagen.A2Köy
violencen.B2Şiddet
violentadj.B1Şiddetli, sert
virtualadj.B2Sanal
virusn.A2Virüs
visionn.B2Görüş, vizyon
visitv.A1Ziyaret etmek
visitn.A1Ziyaret
visitorn.A1Ziyaretçi
visualadj.B2Görsel
vitaladj.B2Hayati
vitaminn.B2Vitamin
voicen.A2Ses
volumen.B2Hacim, ses düzeyi
volunteern.B1Gönüllü
volunteerv.B1Gönüllü olmak
voten.B1Oy
votev.B1Oy vermek

W

KelimeTürSeviyeAnlamı
wagen.B2Ücret, maaş
waitv.A1Beklemek
waitn.A2Bekleme
waitern.A1Garson
wakev.A1Uyanmak, uyandırmak
walkv.A1Yürümek
walkn.A1Yürüyüş
walln.A1Duvar
wantv.A1İstemek
warn.A2Savaş
warmadj.A1Ilık, sıcak
warmv.B1Isıtmak, ısınmak
warnv.B1Uyarmak
warningn.B1Uyarı
washv.A1Yıkamak
washn.A2Yıkama
washingn.A2Çamaşır yıkama
wasten.B1İsraf, atık
wastev.B1Boşa harcamak
wasteadj.B1Atık, boşa
watchv.A1İzlemek
watchn.A1Saat, izleme
watern.A1Su
waterv.B1Sulamak
waven.A2Dalga
wavev.B1El sallamak, dalgalanmak
wayn.A1Yol, yöntem
wayadv.B2Çok, oldukça
wepron.A1Biz
weakadj.A2Zayıf
weaknessn.B2Zayıflık
wealthn.B2Zenginlik
wealthyadj.B2Zengin
weaponn.B1Silah
wearv.A1Giymek
weathern.A1Hava durumu
webn.A2Ağ, örümcek ağı
websiten.A1Web sitesi
weddingn.A2Düğün
Wednesdayn.A1Çarşamba
weekn.A1Hafta
weekendn.A1Hafta sonu
weighv.B1Tartmak, ağırlığında olmak
weightn.A2Ağırlık
welcomeexclam.A1Hoş geldiniz
welcomev.A1Karşılamak
welcomeadj.A1Memnuniyetle karşılanan
welcomen.A2Karşılama
welladv.A1İyi
welladj.A1Sağlıklı
wellexclam.A1Eh, peki
westn.A1Batı
westadj.A1Batı yönünde
westadv.A1Batıya doğru
westernadj.B1Batıya ait
wetadj.A2Islak
whatpron./det.A1Ne, hangi
whateverdet./pron.B1Her ne, ne olursa
wheeln.A2Tekerlek
whenadv./pron./conj.A1Ne zaman
wheneverconj.B1Her ne zaman
whereadv./conj.A1Nerede
whereasconj.B2Oysa, halbuki
whereverconj.B2Her nerede
whetherconj.B1Olup olmadığı
whichpron./det.A1Hangi
whileconj.A2-iken
whilen.B1Süre
whisperv.B2Fısıldamak
whispern.B2Fısıltı
whiteadj.A1Beyaz
whiten.A1Beyaz renk
whopron.A1Kim
wholeadj.A2Tüm, bütün
wholen.B1Bütün
whompron.B2Kimi, kime
whosedet./pron.A2Kimin
whyadv.A1Neden
wideadj.A2Geniş
widelyadv.B2Yaygın olarak
wifen.A1Eş, karı
wildadj.A2Vahşi
wildlifen.B2Yaban hayatı
willmodal v.A1-ecek, -acak
willn.B1İrade, vasiyet
willingadj.B2İstekli
winv.A1Kazanmak
winn.B1Zafer, kazanma
wind¹n.A2Rüzgar
wind²v.B2Sarmak, dolamak
windown.A1Pencere
winen.A1Şarap
wingn.B1Kanat
winnern.A2Kazanan
wintern.A1Kış
wiren.B2Tel
wiseadj.B2Bilge, akıllı
wishv.A2Dilemek
wishn.A2Dilek
withprep.A1İle
withinprep.B1İçinde, içerisinde
withoutprep.A1-sız, olmadan
witnessn.B2Tanık
witnessv.B2Tanık olmak
womann.A1Kadın
wonderv.B1Merak etmek
wondern.B1Hayret, mucize
wonderfuladj.A1Harika
woodn.A2Odun
woodenadj.A2Tahtadan
wooln.B1Yün
wordn.A1Kelime
workv.A1Çalışmak
workn.A1İş
workern.A1İşçi
workingadj.A2Çalışan, işleyen
worldn.A1Dünya
worldwideadj.B1Dünya çapında
worldwideadv.B1Dünya genelinde
worriedadj.A2Endişeli
worryv.A2Endişelenmek
worryn.B1Endişe
worseadj.A2Daha kötü
worseadv.B1Daha kötü şekilde
worsen.B2Daha kötüsü
worstadj.A2En kötü
worstadv.B1En kötü şekilde
worstn.B2En kötü şey
worthadj.B1Değerinde
worthn.B2Değer
wouldmodal v.A1-erdi, -ecekti
woundn.B2Yara
woundv.B2Yaralamak
wowexclam.A2Vay, şaşkınlık ifadesi
wrapv.B2Sarmak, paketlemek
writev.A1Yazmak
writern.A1Yazar
writingn.A1Yazı
writtenadj.B1Yazılı
wrongadj.A1Yanlış
wrongadv.B1Yanlış şekilde
wrongn.B2Haksızlık, yanlış

Y – Z

KelimeTürSeviyeAnlamı
yardn.A1Avlu, bahçe
yeahexclam.A1Evet
yearn.A1Yıl
yellowadj.A1Sarı
yellown.A1Sarı renk
yesexclam.A1Evet
yesterdayadv.A1Dün
yesterdayn.A1Dün
yetadv.A2Henüz
yetconj.B2Ama, yine de
youpron.A1Sen, siz
youngadj.A1Genç
youngn.B1Genç kişi
yourdet.A1Senin, sizin
yourspron.A2Seninki, sizinki
yourselfpron.A1Kendin, kendiniz
youthn.B1Gençlik
zeronumberA2Sıfır
zonen.B2Bölge, alan